Bir güne neler sığdırdım kendim de şaşmış durumdayım. Sabahın seherinde kalkıp ortalığı toparladıktan sonra (pek gadınımdır, pek cabbar, evimi tertiplemeden parmak ucumu çıkarmam dışarı:) sert adımlarla attım kendimi sokağa. Yolüstü birkaç yere uğradıktan sonra İzmir'den gelen sevgili blog arkadaşım Mavi Balon ile buluştum. Birbirimizi görür görmez muhabbete başlayıp diğer kızlarla buluşacağımız mekana kadar yürüdük sohbet ede ede. Bu aralar Yörük Sofrası gözde öğle yemeği mekanımız haline dönüştü, orada Sardunya ve Funda ile buluşup götürdük Allah ne verdiyse. Sonra işe dönmesi gerekenleri uğurlayıp sohbete ve kahkahaya devam ettik.
Yemek ve blog arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra sıra lise arkadaşlarıma geldi, yapacağımız kutlama için birkaç hediye almak üzere bir başka arkadaşımla buluştum bu defa. Şu mağaza, bu dükkan derken epey yol katedip bu işi de hallettik. Sonrasında yoluma yalnız devam ettim. Yorgunluktan ağırlaşan ayaklarımı sürükleyerek benim için bırakılan Onur Caymaz'ın yeni kitabı Gece Güzelliği'ni almak için kitapçıya, alışveriş için de süpermarkete uğradım. Beni süpermarketten eve ulaştıracak onlarca basamağı elimdeki poşetler ve artık kilitlenen sol dizimle inmek epey zahmetli oldu. Kendimi eve attığımda bir adım daha yürüyecek halim kalmamıştı. Hemen İzmir'den gelen dibek kahvemi pişirip yorgun bünyeye gönderdim ve yemek hazırlığına giriştim. Allahım kendi hamaratlığımdan kendi gözlerim yaşardı ama hane halkında buğulanma bile olmadı, kader utansın. Eh yemekten sonra yan gelip yattığımı ve dinlendiğimi düşünüyorsunuz ama değil işte. Son lokmayı zor yutup çıktık evden. İnternetten güçbela bulduğum biletlerle tiyatroya gittik efendim, "Kerbela"ya. Oldukça uzun bir oyundu ama o yorgunluğun üstüne bile ilgim dağılmadan ve uyuklamadan izledim inanın. Bir hayli etkilendim, koreografi, müzik, oyuncuların makyajı ve şarkılar çok güzeldi. Oldukça ruhani bir havaya girdiğimizi de belirteyim öyle ki oyunun sonunda selam verilirken oyuncular değil de oynadıkları kişiler alkışlandı sanki. Hatta bir ara Yezid rolündeki oyuncunun yuhalanacağından korktum. Hasılı onca yorgunluğun üstüne gittiğime değdi izlediğim oyun. Şu anda takırdayan dizimi Voltaren'le ovmuş, üstüne bir ağrı kesici ve gecenin bu saatinde iki fincan da çay yuvarlamış olarak nasıl uyuyacağımı düşünmekteyim. Üstelik faaliyet bitmedi devamı yarına. (Tabii geceyarısından sonra yazdığım için Çarşamba gibi görmektesiniz ama ben Salı etkinliklerimi yazdım size.)
Yemek ve blog arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra sıra lise arkadaşlarıma geldi, yapacağımız kutlama için birkaç hediye almak üzere bir başka arkadaşımla buluştum bu defa. Şu mağaza, bu dükkan derken epey yol katedip bu işi de hallettik. Sonrasında yoluma yalnız devam ettim. Yorgunluktan ağırlaşan ayaklarımı sürükleyerek benim için bırakılan Onur Caymaz'ın yeni kitabı Gece Güzelliği'ni almak için kitapçıya, alışveriş için de süpermarkete uğradım. Beni süpermarketten eve ulaştıracak onlarca basamağı elimdeki poşetler ve artık kilitlenen sol dizimle inmek epey zahmetli oldu. Kendimi eve attığımda bir adım daha yürüyecek halim kalmamıştı. Hemen İzmir'den gelen dibek kahvemi pişirip yorgun bünyeye gönderdim ve yemek hazırlığına giriştim. Allahım kendi hamaratlığımdan kendi gözlerim yaşardı ama hane halkında buğulanma bile olmadı, kader utansın. Eh yemekten sonra yan gelip yattığımı ve dinlendiğimi düşünüyorsunuz ama değil işte. Son lokmayı zor yutup çıktık evden. İnternetten güçbela bulduğum biletlerle tiyatroya gittik efendim, "Kerbela"ya. Oldukça uzun bir oyundu ama o yorgunluğun üstüne bile ilgim dağılmadan ve uyuklamadan izledim inanın. Bir hayli etkilendim, koreografi, müzik, oyuncuların makyajı ve şarkılar çok güzeldi. Oldukça ruhani bir havaya girdiğimizi de belirteyim öyle ki oyunun sonunda selam verilirken oyuncular değil de oynadıkları kişiler alkışlandı sanki. Hatta bir ara Yezid rolündeki oyuncunun yuhalanacağından korktum. Hasılı onca yorgunluğun üstüne gittiğime değdi izlediğim oyun. Şu anda takırdayan dizimi Voltaren'le ovmuş, üstüne bir ağrı kesici ve gecenin bu saatinde iki fincan da çay yuvarlamış olarak nasıl uyuyacağımı düşünmekteyim. Üstelik faaliyet bitmedi devamı yarına. (Tabii geceyarısından sonra yazdığım için Çarşamba gibi görmektesiniz ama ben Salı etkinliklerimi yazdım size.)
Ben de tiyatro sezonunu bu ay sonunda açıyorum, 31 ekim'e çok istediğim Ölüleri Gömün oyununa yer bulabildimm devlet tiyatrolarından. Merakla bekliyorum.
YanıtlaSil"Kerbela"... bunu da not ettim, belki turneye çıkarlar ya da yolları buraya düşer, zira benim yolumun Ankara'ya düşeceği pek ihtimal görünmüyor:)
Enerjiniz daim olsun, hiç bitmesin, tükenmesin!
HELAL OLSUN SANA ,HELAL OLSUN diye bir slogan attım haberin olsun :)
YanıtlaSilbak şimdi gelmiş yazıya içinin neşesi...
YanıtlaSilÇok güzel yemekti Mavi Balon u da seni de tanıdığıma çok mutlu oldum kendi adıma...
Bir debu kadar gülmemiştim epeydir eğreti durdu sanki üzerimde...
yazıda bile ":)" kaldırmışken...
Arada yine yapalım...
iki gündür yazı yazmayınca ben tahmin ettim zaten gezmekten bilgisayarı görmediğini. o oyunu izlemeyi ben de çok istiyorum.çok iyi yapmışsın gitmekle.yorgunluk evde oturdukça daha artıyor sanki.
YanıtlaSilburda gökyüzü simsiyah,bursa'nın en sevdiğim! zamanları başladı.yağmurla derdim yok da şu kara bulutlar olmasa...
Islığı duydum geldim :)Sefan bol olsun.Demek insan çalışmayınca birgün bayağı uzunmuş yaptıklarını okuyunca onu düşündüm.Devamında keyifli zamanlar dileğimle,sevgiler...
YanıtlaSilOkurken ben yoruldum. Buğday Tanesi ağzımdan almış sanki. Benim de tek aklıma gelen şey bu. Helal olsun...
YanıtlaSilBir ilave: Allah nazarlardan saklasın.
Kocaman kocaman MAŞALLAH Leylakcığım.Bu arada Mavi BAlon'la buluşmanıza imrenerek iç geçirdim :)))
YanıtlaSilSevgilerle!
hatta araya bir telefon konuşması bile sığdırdın:))
YanıtlaSilBak valla şaka değil, ben ev dağınıkken yemek yokken gittiğim hiç bir yerden zevk alamıyorum... ne dersin doktur hanım... Anneden kalan miras mı:)))
Dizine kuvvet bacım ne diyem sana:)))
Öptüm çoook hooop bi de kucakladım
Okurken senin yerine yoruldum :))
YanıtlaSilkeyifli ve dolu bir günmüş cidden. En kötü günün böyle olsun .
Allah enerjinizi eksik etmesin diyorum size ve kutluyorum sizi:)Tü tü tü maşallah:)
YanıtlaSilBen de Buğday tanesi'nin yanında yer aldım bilesin Leylak'cım:))
YanıtlaSil