.

.
.

8 Mart 2026 Pazar

RESET 11 / ERİŞTİ NEV BAHAR EYYAMI

Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde emeğe ara verip gezmeye gittim. Yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm, Kaleiçi'ne daldım, oradan Karaalioğlu Parkı'na geçtim, parkta karşıma bunlar çıktı:

 
Asırlık çitlembik ağacının yanıbaşındaki çok sevdiğim Don Kişot heykeli 1999'daki Taş Heykel Sempozyumu'nda Cahvar Göktaş tarafından yapılmış, o zamandan bu yana sırtını Akdeniz'e vermiş, çitlembikle dertleşip durur. Niyetleri değirmenlere savaş açmak ama ikisinin de ayakları bağlı ne yazık. Karaalioğlu Parkı'nın bulunduğu alan eskiden çok sayıda çitlembik (menengiç, çedene de denir) ağacının olduğu bir mesire yeri imiş. 1975'de kamp amaçlı ilk kez Antalya'ya geldiğimizda parkı görünce büyülenmiştik bozkır insanları olarak, Cennet gibiydi, şimdilerde ya gözümüz alıştı ya da başka parkların gölgesinde kaldı.

 
Hıdırlık Kulesi. Kule ve etrafı bir süredir restorasyonda idi. Antalya'ya yerleştiğimiz yıllarda ön tarafta gördüğünüz alanda bir çay bahçesi vardı, en sevdiğim türden. Damalı masa örtüleri ve tahta sandalyeleri olan, üzeri bez branda ile kaplı, Akdeniz'e ve Bey Dağları'na nazır. Karşı tarafında da bir mini Lunapark. Oğlum küçükken pazar günleri mutlaka parka gelirdik. Önce Lunapark'ta onu biraz eğler, sonra çay bahçesinde oturur, bir semaver getirtir, denizin keyfini çıkarırdık. Sonra o çay bahçesi yıkıldı, yeri bir süre boş kaldı. Meğer altı boydan boya arkeolojik kalıntılarla doluymuş. Epeydir kazılar devam ediyordu. Şimdilerde bitmiş ama etrafı hala tahta perde ile çevrili. Zemindeki ahşap kısım seyir terası mı olacak, kalıntılar camekan ardına mı alındı, onu çözemedim. Bir bilene sormalı.

Çarşaf gibi serilmiş denize, tepeleri karlı Toroslar'a baka baka park içindeki kültür merkezinde kadınların resimlerinden oluşan bir sergiye ulaştım. "Bir Kadın, Bir Yolculuk/Kalemden Fırçaya" adını taşıyan sergideki resimler konuk evinde kalan kadınların yazdığı mektuplardan hareketle resmedilmiş. Bazılarını özellikle çok beğendim. Sergi sonrası arkadaşlarla buluşup bir miktar deniz havası aldık. Sonra yine yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm. 

Ben görmeyeli bahar gelmiş bile, ağaç-çiçek coşmuş da coşmuş:

 
Limon çiçeklerinin güzelliği, bir de kokusunu aktarabilsem...
 
 
Bazı ağaçlar henüz yapraklanmamış ama eteğindeki çiçekler (sanırım isimleri çivit otu) sarıya boyamış falezleri.

O kadar çok yürüdüm ki dönüşte gücüm kalmadı, malum dizler netameli, bir otobüs bulup attık kendimizi.

Reset ya serinin adı, benim ev coştu reset üstüne reset. Bulaşık makinesini kökten resetleyip sen sağ, ben selamet yaptık da üstüne ocak koymak zorunluluğu vardı, zira rahmetli ocaklı bulaşık makinesi idi. Eh ocak da aldık almasına, işte ona da reset gerekti. Yeni nesil ocaklar doğal gaza uyumlu imiş, tüp için dönüşüm yapılması gerekiyormuş. Bizimki de dönüştürülmüş ama arkadaşlar bir yanıyor, sanırsınız şenlik ateşi. Koy kazanı üstüne pekmez kaynat, o derece. Bilirkişi olarak oğluma danıştım, onun ayarlanması gerekir, ara servisi kısıklık ayarı yapsınlar dedi. Dedi demesine de servisi ara ki bulasın. "Been Bilge, sorununuz nedir?" diyen bir robotik ses, bilgisayar ne anlar dertten dostlar. Başaramadım randevu almayı, neyse aldığımız firma aracılığı ile hallettik, montaj ekibinin toramanı geldi. "Apla sorun tüpünüzde, dedantörü değiştirin" dedi gitti. Peki, gel tüpçü. Geldi, dedantörü taktı, 5 lira fazla verdik kırmızı oldu hem de 😂 Fakat şenlik ateşinde değişen bir şey yok, pekmez bulamazsan kazanda salça kaynat. Reset üstüne reset, sonuç aynı. Servise yine ulaşım yok, yollar tıkalı. Sonunda oğlum ne etti etti, başardı. Bu sefer farklı bir eleman geldi. Ocak düğmelerini sırayla çıkarıp tornavida ile birtakım işlemler yaptı ve bingo. Bu sefer alevleri resetlemeyi başardık. Normale döndürdük. Nasrettin Hoca hesabı "Ay kuyudan çıktı da, ... de ne çekti" 😂

Kaptaan "Reset" dedin, benim eşyalar fırsat beklermiş 😂 Umarım bu sondur. Bir reset de Trump'a yapsalar da pambık gibi olup herkese çiçekler dağıtsa. Yeni haftanız barış getirsin pek umudum olmasa da...
 
Arif Sami Toker'in Nihavend makamındaki bestesiyle Nedim'in dizelerini çok sevdiğim bir sanatçı, Güzin Değişmez seslendirsin:

Günün kitabı: Çit Kuşu/Anne Enright
Günün filmi: Downton Abbey-The Grand Finale
Günün Spotfy dinlemesi: Unufak/Rober Koptaş FrogPrince podcast
Günün dizisi: Vladimir/Netflix




5 yorum:

  1. Trump reset olacaksa ve yeni versiyon eskisini aratmayacaksa ben hazırım, bekliyorum işlem tamamlansın. :))
    Leylağım, ne çektin sen bu reset işlerinden bu ara yahu! Hayırlara vesile olsun diyelim. :)

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar.
    Emeğe ara verip yürüyerek gezdiğiniz yerlerle ilgili paylaştığınız görseller ve anlatımlar çok güzeldi. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
    Bu vesileyle Dünya Kadınlar Günü'nüzü kutlar; sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ulaşmanızı can-ı gönülden dilerim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
  3. Reset temalı paragrafı Ferhangi Şeyler izler gibi okudum, çok güldüm :))

    YanıtlaSil
  4. evdeki eşyalar bazen böyle zincirleme reaksiyona giriyorlar öğretmenim. sizde de öyle oldu, bu son olsun, her şey olması gerektiği gibi tıkır tıkır çalışsın bundan böyle :)
    dünya tümden delirdi. çözümü ne bilmiyorum. barış umudum kaldı mı, onu da bilmiyorum...

    YanıtlaSil
  5. Kadınlar Gününe yaraşır bir gezi/gün olmuş, ne iyi etmişsiniz öğretmenim.
    O reset düğmesi hakkını yerelde hakedenler için de istiyorum acilen..
    Ve bir de, ocaktaki gibi, bazen çok basit olan çözüme ulaşmak için neden araya onca yöntem ve kişi girmek zorunda merak ediyorum.

    YanıtlaSil