.

.
.
Duyurular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duyurular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2013 Pazartesi

YENİ BİR BLOG, HEM DE KİTAPLI


Görsel: Buradan

Pek sevgili blogger dostlarım, daha önce birkaç kez açma niyetimizden bahsettiğim kitap blogu bugün "KİTAPLIK KURDU" ismiyle hayata geçti. Tıpkı kahve blogunda olduğu gibi katkılarınızla gelişecek olan bu bloga kitaplar, kitaplıklar ve kitapçıları konu alan fotoğraf ve yazılarınızı bekliyoruz. Fotoğrafları kendiniz çekmelisiniz ya da çok orijinal bir fotoğraf ise kaynak göstererek göndermelisiniz. Okuduğunuz kitapların fotoğraflarını hoş bir düzenleme ile çekebilir ve birkaç cümleyle haklarında bilgi verebilirsiniz. Kitaplık fotoğraflarınızı yollayabilirsiniz, haftada bir günü kitaplık fotoğraflarına ayıracağız. Yine sevdiğiniz kitapçıların görüntüleri de blogda yer alabilir. Zamanla daha netleşecektir, tek ricam fotoğrafların görüntü kalitesinin iyi olması ve tanıtımların çok uzun olmamasıdır. Blog konseptine uygun olmayan ve görsel açıdan kusurlu olan fotoğraf ve yazıları affınıza sığınarak yayınlamayacağız. Blogun linki aşağıda:


Bu da yazı ve fotoğraflarınızı ulaştıracağınız mail adresi:

kitaplikkurdu@gmail.com

Ve blogdaki tanıtım yazısı:


Bloglarınızda paylaşırsanız memnun oluruz, şimdiden teşekkürler...

29 Kasım 2012 Perşembe

GÜNÜN KONSERİ


Bütün gün miskin miskin evde oturduktan sonra tek etkinlik olarak dün akşam Piyano Festivali kapsamında "Chick Corea Trio"yu izlemeye gittim. 70'ini aşmasına rağmen hala delikanlı gibi olan Chick Corea piyanoda, Christian McBride kontrbasta, Brian Blade ise vurmalı çalgılarda kulağımızın pasını aldılar.. Hele vurmalı çalgılarda Brian Blade şahaneydi. Bir de önümdeki kadın kafasını sürekli kıpırdatmasa, yan taraftaki adam birayla karışık sarmısak kokmasa ve gençler cep telefonlarının ışığını gözümüze soka soka mesaj çekmek yerine konseri takip etseler çok daha iyi olacaktı.

"Sizin Kitaplığınız Nasıl?" etkinliğini atlamış olanlar için bir kez daha bahsedeyim. Kitaplığınızın tamanını ya da en sevdiğiniz bölümünü fotoğraflayıp bana yolluyorsunuz, bir seri olarak yayınlıyorum. Gönderme sırasına göre günaşırı ekleyeceğim fotoğrafları, fotoğrafla birlikte blog linkinizi de verirseniz sevinirim. Haydi kolay gelsin...

16 Kasım 2012 Cuma

"İMZA: KIZIN"A KAVUŞTUK



Vee sonunda üç ebeli, çok anneli kızımız kucağımda. Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş, bu bebek de eminim tüm annelerine öyle görünecek. Üstelik serpilip geliştikçe çok faydalı bir bebek olacak, haydi elbirliğiyle büyütelim onu ki sayesinde birkaç çocuğumuz da okuyarak büyüsün...

Meraklısı için not: 187. sayfadayım...

15 Kasım 2012 Perşembe

İMZA: KIZIN


Kitabı henüz elime alamadım. Doğum odasının kapısında, elinde sigarayla bir aşağı bir yukarı dolanan baba karikatürleri vardı eskiden. Derken hemşire görünür ve kucağındaki kundağı babaya aktarır "Gözünüz aydın, bir kızınız (ya da oğlunuz) oldu" derdi. Babadan karikatür gereği beklenen espri de arkadan gelirdi. İşte aynı o karikatürlerdeki babanın durumundayım. Her an kapının çalmasını, kargo ya da PTT görevlisi kılığına girmiş hemşirenin kitap kılığına girmiş yeni doğmuş bebeğimi kucağıma vermesini bekliyorum. Baktım hemşirenin henüz geleceği yok, Antalya'da elimizin mahkum olduğu D&R kılığına girmiş bebek odasına dalıp raf kılğına girmiş küvezlerden birinde yatan bebeklerden birini çantaya atacağım. Zira 114 kadının babalarına yazdıkları mektuplardan oluşan "İMZA: KIZIN" bugün kitabevlerinde satışa sunuldu. Sayfalardan birinde de benim babam ve benim mektubum var.

Bu projeye iki güzel kadının öncülüğünde Mart ayında başlandı, sonra onlar üç oldular. Bizler, katılmak isteyenler için bloglarımızda duyurduk, ilgi beklediğimizden de fazla oldu. Bazı ünlü kadınlar ve ünlü babaların kızları da projeye dahil oldular ve aylar süren bir çabanın sonunda kitap bugün piyasaya sunuldu. Mektup yazan, yaşları kaç olursa olsun babalarının kızları hem babalarına olan duygularını dile getirdiler hem de güzel bir amacın gerçekleşmesine vesile oldular. Kitabın geliri "21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı (YEKÜV)"na "Bir Çocuk Daha Okusun" diyerek bağışlanacak. Sizler de bu çorbada bir tutam tuzumuz olsun diyorsanız "İmza: Kızın"ı alın, okuyun, okunmasına vesile olun. Keşke ben de babama bir mektup yazsaydım diyorsanız iş işten geçmiş sayılmaz, mektubunuzu yazıp "İmza: Kızın" adıyla açılan blogumuza göndererek yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Diğer tüm ayrıntılar için sözü projenin mimarlarından "Kakarakikiri" ye bırakıyor, emeği geçen üç güzel yürekli kadına, "SelginGB"ye, "Esra Aylin Akalın"a ve "Banu Özkan Tozluyurt"a bir kez daha teşekkür ediyorum.

"Aranızda “Ah tüh vah! Ben niye bu kitapta yokum?” diyen varsa, üzülmesin. Ya İmza:Karın için mektubunu hazırlasın, ya da İmza:Kızın için açtığımız blogda yayınlanmak üzere bize göndersin!
Yapılacakları toparlıyorum:

1- Kağıt mendil alınız
2- Kitapçıdan kitabı edinip okuyunuz. Küçük dozlarda, yemekten 1 saat sonra okumaya dikkat ediniz.Toplu okumalar bünyenize ağır gelebilir.
3- Sizin yazınız yoksa dert etmeyip hemen klavye başına koşup bir solukta mektubunuzu yazınız. imzakizin@gmail.com‘a gönderiniz. 
4- Kimler yazmış, kapak nasıl, hazırlayan diğer 2 kişi kim gibi daha fazla bilgi için imzakizin.com adresini ziyaret ediniz.
5-İmza:Kızın hakkında bundan sonra ne olup bitiyor öğrenmek için facebook ya da twitterda  takip ediniz."

11 Kasım 2012 Pazar

ŞİMDİ REKLAMLAR



Daha önce blogda duyurmuştum hatırlarsanız bu projeyi, sonunda süreç tamamlandı ve hayata geçti. 15 Kasım itibarıyla da kitapçılarda olacak "İmza: Kızın" kitabımız. Geliri 21.Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı (YEKÜV) aracılığıyla çocuklara burs olarak bağışlanacak kitapta ünlü-ünsüz 114 kadın babalarına mektup yazdı, bunlardan biri de benim. Ayrıca bloglarından tanıdığınız pekçok arkadaşımız da mektuplarıyla kitaba dahil oldular. Bu güzel girişime öncülük eden Selgin GB'ye ve ekibi Esra Aylin Akalın ve Banu Özkan Tozluyurt'a teşekkür ediyor, sizlere de okuyun, okutun ve destek olun diyorum...

Haberlere gelince; sabah kuzenlerden biriyle ikimizi de sinir eden bir kahvaltı yaptık dışarda. Bol sinekli ve sıfır servis bir kahvaltıydı. İşletmecinin ileri sürdüğü mazeretler ve dilediği özürler bile durumu kurtarmadı. "Maksat beraber olmaktı, kahvaltı bahane" dedik ve makine çalışmadığı için kahvaltı mekanında içemediğimiz kahveyi içmek üzere başka bir cafeye gittik. Lakin ters tarafımızdan kalkmış olmalıyız ki siparişten yarım saat sonra garson gelip kalabalıktan dolayı kahve yapamayacaklarını bildirdi. "Pes" dedik ve kahve içmenin garanti olduğu yere, kuzenin evine yollandık. Kahveleri içtik, çikolataları lüplettik ve sonra kuzenin de aralarında olduğu eski öğrencilerimin düzenlediği pikniğe katıldık. 25 yıl önceki öğrencilerin itiraf edeyim ki çoğunu hatırlayamadım. İsimler tanıdık gelse de yılların yüzlere ekledikleri kim kimdir bilmeme engel oldu. Yine de bunca yılın ardından onlarla birlikte olmak güzeldi. Böylece koca bir Pazar gününü bitirip eve vasıl oldum. Az evvel komşumdan bir tabak dolusu olağanüstü lezzetli turşu geldi, hiç bu kadar güzelini yememiştim. Şimdi izninizle tabağın kalanını bitirmeye gidiyorum. Yeni haftanız güzel gelsin...

Not: "İmza: Kızın" ekibi; Selgin GB, Esra Aylin Akalın ve Banu Özkan Tozluyurt 24 Kasım saat: 14.00-17.00 arası Tüyap Kitap Fuarı Yitik Ülke Standı'nda olacaklar, bilginize...