2005'de emekli olup 20 yıldır uğramadığım okulum geçtiğimiz Cuma akşamı gerçekleşecek bir "Mezunlar Buluşması" yapmaya karar vermiş, katılmak isteyenlere de bir form doldurmaları ricasında bulunmuş idi. Diktim burnumu havaya kasıldım: "25 yıl çalıştığım okulun davetine form doldurarak mı katılacağım, çarparım haa!" dedim, "Çarparım haa!"yı içimden dedim, diğer kısmı dışımdan 😂Bunu duyan halen görüştüğüm bir eski öğrencim, "Siz merak etmeyin hocam, ben ayarlıyorum o işi" dedi, lakin ben hâlâ ikna olmamış, naz niyaz peşindeydim ki sözkonusu Cuma günü geldi çattı. Hava berbat mı berbat, sabah başlayan yağmur akşama doğru coştu. Zaten gönülsüzüm, "Gitmeyelim" diye bildirimde bulundum Kocam Bey'e, çünkü efenim kendisi de aynı okuldan, aynı zamanda emekli olmuş bir zat-ı muhterem. Az evvel bahsettiğim öğrencimi arayıp, hava durumunu bahane ederek gelmeyeceğimizi söyledim. Israr edince "Bakarız" dedim, derken telefon çaldı, "Sizi almaya geliyoruz hocam" dedi. Az sonra arabayla kapıdaydılar, öğretmenlik fena bir şey değilmiş arkadaşlar (benim zamanımda diye şerh koyayım şuraya), kesin bilgi 😃
Balkabağından kupaya dönüşmüş arabayla baloya giden Sindirella misali vasıl olduk Ticaret Lisesi'ne, ismi de değişmiş, aklımda tutamadım yeni ismi vallah. İsim değişmiş de mekan eski hamam, eski tas. 20 yılda biraz badana, biraz boyayla az cilalanmış, onun dışında bakıma, yenilenmeye ihtiyacım var diye bağırıp durur. Mevcut idare ve görevli öğretmenlerce kapıda karşılandık, tek bir tanıdık çıktı, emekli olduğum yıl başlayan bir öğretmen, aynı zamanda eski bir öğrencimin eşi. Bahçede planlanan buluşma yağmur nedeniyle spor salonuna alınmış. Salon bir miktar süslenmiş, kokteyl masaları konmuş, sandalyeler sıralanmış. Kalabalığa karışmadan biraz nostalji yapalım dedik ve okulu teftişe çıktık. İnsan bir tuhaf oluyormuş arkadaşlar, eskimiş basamaklardan çıkarken "Vay canına" dedim, "şu basamakları 25 yılda kimbilir kaç kez inip çıktım". İdare bölümünün üstüne sonradan ekleme, duvarları, tavanı güherçileli, lekeli koltuklu öğretmenler odamız makyajlanmış. "Gaz odası" dediğimiz sigara bölümü eklenerek genişletilmiş, dolaplar içeriye alınmış, koltuklar ve masalar yenilenmiş. Daha temiz, ferah ve düzgün görünümlü olmuş. Üzerinde hem simit ısıtılan, hem ayakkabı kurutulan odun sobasının yerini de klima almış 😂
Yeterince teftiş ettiğimize karar verince buluşmanın olduğu salona geçtik, geçer geçmez de muhasaraya alındım. Koca koca adamlar, kadınlar "Hocam" diyerek kuşattılar etrafımı. İşin en güzel yanı katılanların büyük çoğunluğunun öğretmenliğimin ilk yıllarında derslerine girdiğim öğrencilerim olmasıydı. Bazılarını tanıdım, bazılarını çıkaramadım. Kimini adı ve soyadıyla hatırladım. Kiminin tipini çıkardım ismini hatırlayamadım ama o kadar çok insana sarıldım, o kadar çok öptüm öpüldüm ki onca ilgiden şaşkına döndüm. Sınıfların en yaramazlarını anında gözüme kestirdim ve yanıma çağırıp "Zamanında bana çok çektirdiniz, şimdi siz benimle fotoğraf çektirin" dedim. Sanırım öğretmen olduğum için çok mutlu olduğum ender zamanlardan biriydi, aldım kalbime koydum her anını, şahane bir hatıra oldu yıllar yıllar sonra. Saat geceyarısına gelmeden de aynı kupa arabasıyla evin kapısına bırakılıp Külkedisi halime geri döndüm 😂
Cumartesi günü birkaç arkadaşla sözleşmiştik, buluştuğumuz mekanı beğenmeyince bir arkadaşın önerdiği yere gitmeye karar verdik, bir apartmanın altında, bahçe içinde, küçük bir butik cafe. Bilin bakalım bahçesinde ne vardı?










