Arkadaşlar gerçekten çok garip şeyler oluyor şu yazı serisini yazdığım sürece, boyuna bir şey "Beni resetle" diye dikiliyor karşıma. İftara misafirim var, haldır haldır hazırlık yapıyorum yataktan kalktığımdan beri. Tam son anda yapılacak bir-iki dokunuş dışında işimi bitirdim derken ağzımda bir şey hissettim. Elimi bir attım, dişimin dolgusu geldi. Haydaaa, Atilla Mayda. Atilla Mayda'yı kimler biliyor bu arada, TRT'nin ve gazinoların ünlü bir darbukacısı idi, huzurla uyusun. Biz radyoyla büyümüştük, saz sanatçılarının adını bile ezbere bilirdik.
Bu kısa darbuka solosundan sonra gelelim benim diş dolgusuna. Deneyle sabittir dostlar, ne zaman ufukta ekstradan gelen bir paranın esintisini duysa benim dişler harekete geçer. Vakt-i zamanında vergi iadelerini alacağımızda, meslek dersleri öğretmeni olarak yılda iki kez ödenen primlerin zamanı geldiğinde ya da ne bileyim bir ara Özal memurlara ev edindirmek amaçlı maaştan kesinti yaptırmıştı da sonra olmayacağı anlaşılıp o paralar iade edilmişti, o dönemde de dişlerim ya dolgu, ya kanal gerektirdi, ya kaplama çatladı (bir seferinde yuttum, onu da itiraf edeyim), ya mevcut dolgu bugünkü gibi düştü. Ben gelen parayı paşa paşa diş hekimime aktardım 😂 Şimdi de bayram ikramiyesi lafını duydu ya "Ben gidiyorum Bolu'ya, düş peşime gel" türküsünü çığırarak terketti çukurunu. İyi hoş hadi daha almadan verelim ikramiyeyi ama hafta sonudur yahu, nereden bulayım randevuyu da gideyim diş doldurtmaya, mecburen pazartesiyi bekleyeceğim, dişi de resetleyeceğim. Hay bin kunduz! Geçtim aynanın karşısına uğraş didin yerleştirdim emaneten, pazartesiye kadar umarım yutmam bunu da 😂
Dün Kocam Bey ile birlikte gözlerimizin ahvalini öğrenmek için hastanede idik. Kocam Bey'in katarakt ameliyatlarında ilk takılan mercekler göz kasları taşıyamadığı için düşmüş, yerlerine tırtıklı ve göz kaslarına dikişle sabitlenen mercekler takılmıştı. Ne durumdalar hatırlarını soralım dedik, benimkiler de genel bir kontrolden geçsinler istedim. Epeyce uğraştık ama detaylı bir kontrolden geçtik. Çok yakın arkadaşımın asistan olan yiğeninin katkısını da inkar edersem gözüme ve de dizime durur.
Biz görmeyeli tıp fakültesi hastanemiz inşaat cenneti olmuş, kocaman bir temel çukuru vardı ek bina için. Ayrıca yemek ve kahve için de düzgün ve temiz mekanlar açılmış bahçede, beğendik. Muayenemiz başlayana kadar poliklinikte epey tur attım. Bir duvarı kaplayan seramik ağaç böbrek nakli geçiren çdcukların ve onlara donör olanların anısına yapılmış. Güzel bir düşünce:
Doktorumuzdan benim gözüm aferin, Kocam Bey'in gözü gözlük aldı. Şuraya da şunu koyayım, zira hem ev eşyaları, hem beden uzuvları bu aralar isyanda, eşeğin aklına karpuz kabuğu gelmesin 🧿 🧿 😊
Dişti, gözdü derken bu yazıyı da burada bitireyim. Yukarıda Atilla Mayda'dan söz edince Atilla Mayda'nın ve eskinin ünlü darbukacılarının sololarını sizlere dinletmesem olmaz. Tıklayınız

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder