Ardından "Roma Tatili" filmi izlenerek Audrey Hepburn'un zerafetine, Gregory Peck'in yakışıklılığına bir kez daha hayran kalınır. En güzel, en genç halleriyle ekranda arz-ı endam eden bu insanların artık başka bir alemde olmaları garipsenir.
Öğleden sonra sokağa çıkılır, parlayan güneşe, mavi gökyüzüne, sonbaharın muhteşem renklerine bakılıp mutlu olunur.
Eve dönerken üstgeçitteki seyyar satıcıdan rengarenk bir tren alınıp ruhtaki büyümeyen çocuk sevindirilir. Yolboyu, "Tren, öpsün seni Zeki Müren" diye tekerleme söylenip kıkırdanır.Dizle ilgili sorunlar şimdilik kaydıyla rafa kaldırılır, diz ağrısı fazla yüz verilmemek üzere en içteki cebe gizlenir, hayata kaldığımız yerden devam edilir...

