.

.
.

15 Ocak 2012 Pazar

HASTALIK, PAZAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...


Sabah ağrıyan tüm eklemlerime rağmen ayağıma geçirdiğim terliklerimdeki Snoopy'ye dil çıkartmayı ihmal etmedim. Sonra bir başka Snoopy'nin, banyo duvarına yapışık olanın kulağının altından diş fırçamı alıp dişlerimi fırçaladım. Boğazımdaki karıncalar faaliyetlerini sürdürmeye devam etmekteydiler, üzerlerine saldığım diş macunu köpükleri bile işlerine engel olamadı. Panzerlerle püskürttüğüm sirkeli ve tuzlu sıvının bir kısmı barikatları aşıp mideme inse de etkilerini kazana dönmüş kafam ve ben beklemekteyiz.
Hastalığın bile engel olamadığı iştahımı diyetle dizginlemeye çalışarak klasik peynir-çavdar ekmeği ve yeşillikten oluşan kahvaltımı yaparken kitaplığıma yeni konuk olmuş kalın ciltli kitabı çektim. Rastgele açtığım sayfada şöyle diyordu Nazım Hikmet:

"Bir şeyler yazmalıyım
bir şeyler yazmalıyım yüzde yüz yalansız
bir şeyler yazmalıyım hiçbir şeyi önceden düşünmeden
cigaramın dumanı
yoktur yârin imanı
bir şeyler yazmalıyım
masamın üstünde gördüklerimi değil
parmaklarımı değil
bir şeyler yazmalıyım içimde bir şeyleri yakalayarak
kova salıp içimdeki kuyuya su çekmeliyim."

Bir kova burcu olarak bu tesadüften hoşnut, içimdeki kuyudan çekeceğim suları düşünerek puanlı sarı bir kedinin "mırmır" ettiği ayracımı kitabın arasına koydum, masanın üzerindeki çerçevede atkısına bürünmüş kıza göz kırptım ve düşündüm: "Milli Piyango'dan para çıkıp cüzdanımı zengin etmese ne gam, iyi ki varsın blog, sayende ruhumu zenginleştiren dostlarım oldu."

Şimdi gidip bir numaralı hastalık yemeğimi, yoğurt çorbamı pişirme zamanıdır...

25 yorum:

  1. Geçmiş olsun acil şifalar diliyorum.Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  2. Geçmiş olsun size de.. herkes hasta.. bizim evde de 10 gündür hastalıktan göz gözü görmüyor..

    ama yazdığınız Nazım şiiri her zamanki gibi sıcacık ve samimi.. içimi ısıttı.. teşekkürler:)

    sevgiler.

    YanıtlayınSil
  3. Annem biz hasta olduğumuzda patatesli havuçlu şehriyeli tavuk suyu çorbası yapardı içinede karabiber ve limon
    tavsiyemdir baya iyi geliyor
    geçmiş olsun inşallah hemen atlatırsın

    YanıtlayınSil
  4. En büyük lüks ne biliyormusun? Hastayken çorba yapacak birisiyle yaşamak. Olsun boşver. Biz tektaşımızıda kendimiz alırız çorbamızıda kendimiz yaparız...

    YanıtlayınSil
  5. yani, insan hasta olunca sevimsiz bir hal alır, ters olur, ama sen Snoopy'li terliklerinle hep tatlısın. piyango ve blog konusunda hem fikirim. yoğurt çorban şifa olsun sana. iyileş tez vakitte leylak dalım:)

    YanıtlayınSil
  6. Geçmiş olsun efendim. Sağlıklı, bloglu günler dileklerimle.

    YanıtlayınSil
  7. Uf yaa... Hastayken nazlanacak biri olmalı. Koca dışında biri. Sende var aslında da onun da işi gücü kendine göredir:( Biri Leylak'cığımızı okkalasın, şımartsın...

    YanıtlayınSil
  8. geçmişler olsun Leylakcan...

    YanıtlayınSil
  9. Funda,
    Sağol canım, sen nasılsın?

    YanıtlayınSil
  10. Nedukcum,
    Beni şımartıp okkalayacak kim var bilemedim yahu, herkes Ankara'da ben Antalya'dayım:))
    Ancak kendi kendimi nazlıyorum işte ne yapalım:))

    YanıtlayınSil
  11. Parpali,
    Çok teşekkürler güzel dileklerinize efenim:))

    YanıtlayınSil
  12. Ececim,
    Sen daha tatlısın tabii ki:)
    Yoğurt çorbası fena gelmedi daha iyi gibiyim, umarım devam eder, öperim:)

    YanıtlayınSil
  13. Hüznün Tadı,
    Tektaş da alır çorba da yaparız haklısın, hatta çocuk ve kariyer de, aa pardon çocuk yapmıştık zaten. kariyer de bu saatten sonra kalsın:))

    YanıtlayınSil
  14. Kitap Eylemcisi,
    Teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  15. Destina,
    Ah annem olsaydı da bana da yapsaydı. Ne yapalım sağlık olsun kendimiz yapcaz artık:)

    YanıtlayınSil
  16. Deli anne,
    Çok teşekkürler. Sizin hastalıkların farkındayım twitterden takipteyim. Umarım daha iyisinizdir.
    Sevgiler yolluyorum...

    YanıtlayınSil
  17. Tatlıhayat,
    Çok teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  18. Çok geçmiş olsun Leylakcım.
    en güzeli istirahat etmek ve tabi ki bitki çayları.

    YanıtlayınSil
  19. Geçmiş olsun....hasta masta ama formundan bir şey kaybetmemişçesine muzur bir dille yazmışsın...kendine iyi bak ve şımart lütfen.

    YanıtlayınSil
  20. Yaa...Bunak oldum iyice:( Ankara'ya yapıştırdım seni, çıkaramıyorum. Kızkardeşin var hani diye yani...

    YanıtlayınSil
  21. geçmiş olsun bloğunuzu yeni keşfettim harika paylaşımlarınızı ve anlatımınızı çok beğendim. aynı karıncalar bende de var malum kış hastalıkları. Sevgiler

    YanıtlayınSil
  22. Ablam geçmiş olsun, boşver diyeti felan iyi bak kendine, bu meret hastalık geldi mi gitmiyormuş, konukluğu uzun sürmesin. Dışarısı bembeyaz, şuayip geldi aklıma ama eldivenlerimi evde unutmuşum yemedi, Nazım' ı okumakta sabahımı nasıl aydınlattı, sağolasın, kendine iyi bakasın, öpüyorum

    YanıtlayınSil
  23. Haftabaşı itibariyle bir "iyileştim" yazısı bekliyordum senden, demek hala geçmedi, hay Allah!
    O kaktüsleri bir önceki mesajındaki fotoğrafta perdenin arkasından görmüş, bir kaktüs delisi olarak meraklanmıştım (algıda seçicilik diyebilirsin). Bizi onlarla resmen tanıştırdığın için teşekkürler.
    Parfümün Dansı çok akıcı ve aynı zamanda okurken kafa çalıştırtan bir kitap; ama pek vakit bulamıyorum, iki taş arasında kaçak kaçak okumaya çalışıyorum.
    Bir dahaki yazıda iyileştim, kırk uçurdum demeni umuyorum...
    Öpüyorum, Sevi

    YanıtlayınSil
  24. beta salgını var , o garip grip hastalığının dışında.
    aman dikkat. kemiklerimde ağrıyor dediniz....

    YanıtlayınSil