Berbat bir başağrısıyla uyandım bugün. İlaç içmek için mutfağa gittim, ilacı unuttum elimde kahveyle döndüm. Normalde kahve başağrısını tetikler ama benim kafeine ihtiyacım var, içmem gerek. Hem içmekle kalmadım kahveli blogu açıp tek tek kahvelere baktım, katmerli oldu yani.
"Fincandaki Mucize: Kahve" isimli mis kokulu, lezzetli blogumuz katkılarınızla giderek güzelleşiyor. Fotoğraf, yazı gönderen, izlemeye alan arkadaşlara buradan tekrar teşekkür ediyorum. Bu blog ortak bir blog, sizin yolladığınız fotoğraf ve yazılarla varlığını sürdürecek, lütfen desteğinizi esirgemeyin. Sevdiğiniz bir mekanda içtiğiniz bir kahve, anısı olan, sizi biryerlere taşıyan bir fincan, şık bir sunum, ilginç bir tasarım, hatta çirkin bir mekan ve tatsız bir kahve bile konu olabilir yollayacağınız fotoğraf ve metinlere. Sizin adınız veya rumuzunuzla yayınlanacaktır gönderilenler. Bloglarınızda duyurursanız katılımcı sayısını arttırabilir, blogu daha da renklendirebiliriz. Haydi bir gayret, her ne kadar blogda varsa da fotoğraf ve metinlerin yollanacağı mail adresini tekrar yazıyorum:
kahveciguzelleri@gmail.com
Blog linki:
Bugün güzel fotoğraflar ardarda gelecek, gözatmanızı öneriyor, tekrar teşekkür ediyorum.
Bunlar da posta kutumun dünkü ganimetleri. Posta kutusu demek yanlış aslında, sevgili postacımız bu dört zarfı bu defa doğal gaz borusunun arkasına sıkıştırmış. İkisi yanyana üstelik. Sanırım kendisinin posta kutularına alerjisi var, değerse kaşıntısı tutuyor:) En azından getiriyor, bu da birşeydir diyorum ve kartları yollayan İnsan Olmak, Cessie, Aylağın Günlüğü ve Vladimir'e teşekkür ediyorum...