.

.
.

3 Mayıs 2019 Cuma

3 MAYIS (NİSAN OKUMALARI)

Son zamanlardaki en kısır okuma dönemim oldu Nisan ayı. Elimde sürünen kitaplar, yarım bıraktıklarım, bir türlü fırsat bulup başlayamadıklarım, başlayınca bitiremediklerim derken hem nicelik, hem nitelik açısından çuvalladım. Öyle etkinlikli bir dönemdi ki biraz da vakitsizlik sebep oldu bu duruma, ne yapalım intikamımızı Mayıs ayında alırız belki, sonuçta kitaplar bir yere kaçmıyor. Gelelim pek fazla sayıda olmayan okumalara:



Nisan ayının ilk kitabı Lisa Halliday'ın "Asimetri"si oldu. İki farklı novellayı barındıran bir kitap "Asimetri". İkisi de konu olarak çok farklı. İlk bölümde genç bir editörle yaşça büyük ünlü bir yazarın ilişkisi, ikinci bölümde ise Irak kökenli bir Amerikalı'nın alıkonulduğu havaalanında beklerken düşündükleri konu edilmiş. İlginç bir kitap, okurken düşündüren cinsten. Değişik bir okuma denemek isteyenler için ilgi çekici olabilir.



-Ayın ikinci kitabı ise Jeffrey Archer isimli bir İngiliz yazarın "Dokuz Kuyruklu Kedi"si oldu. Adını ilk kez duyduğum İngiliz yazar yaşamının uzunca bir süresini Lordlar ve Avam Kamaraları'nda geçirdikten sonra iki yıl boyunca çeşitli hapishanelerde yatmış. Bu süreçte mahkumlardan dinlediği olayları da öyküleştirmiş. İhtiyatla elime aldığım kitabı keyifle bitirdim. Roald Dahlvari öyküleri seviyorsanız okumalısınız...
Not: Kitabın isminde "kedi" geçtiğine bakmayın, öykülerin hiçbirinde kedi yok 😃



-Yaşarken değeri bilinmemiş ressamlardan biri Fikret Mualla, sıkıntı içinde geçen ömrünü son yıllarını geçirdiği Paris'te tamamlamış. Yakın arkadaş olduğu bir başka ressam (ve yazar) Abidin Dino "Gören Göz İçin Fikret Mualla" isimli biyografi-anı tarzındaki bu kitabı Mualla'nın ölümünden sonra kaleme almış. Ferit Edgü bu kitabı "Bir vefa kitabı"olarak niteliyor. Hüzünlü bir yaşamöyküsü... 


-"Rağmen"e kitap mı desem, dergi mi desem bilemedim. Bir süreli yayın aslında ve ilk sayısını da "İlkler" ayırmış. Pek çok kadın yazar bir araya gelmiş ve yazdıkları öykülerde "ilk"leri anlatmış. Bazı öyküler çok keyifli, ayrıca kitabın telif geliri "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu"na bağışlanacak. 


-Bu blogun takipçisi olup da Macar edebiyatına olan sevgimi ve ilgimi bilmeyen çok azdır sanırım. Antal Szerb'in kaleme aldığı "Yolcu ve Ayışığı" da bir Macar edebiyatı ürünü. Gerçi kitabın konusu Macaristan'dan çok İtalya'da geçse de önemli olan taşığıdığı Macar ruhu. Kitap Mihaly'nin yeni evlendiği karısıyla balayı için İtalya'ya gelişiyle başlıyor. Burada bir gençlik arkadaşına rastlıyor Mihaly ve karısına ilkgençliğini anlatmaya başlayarak geçmişe dönüyor. Kendini arayış içinde olan Mihaly daha balayı bitmeden karısını terkedip farklı mecralarda farklı maceraların peşinde koşuyor. Nitelikli bir kitap ve biraz çetin ceviz. Çetin ceviz kırmaktan ve Macar edebiyatından hoşlananlara tavsiye olunur. 


-Bu ay okuduğum az sayıda kitabın içerisinde en sevdiğim bu oldu: "Başka Dünyanın Kuşları". 1900'lü yılların başında Amerikan taşrasında bir kız çocuk doğar: Jane. Tekne kazıntısı denilen türden ve pek istenmeyen bir çocuktur bu ve ayrıca ürogenital sistem anomalisi ile doğmuştur, zor bir hayatı olacağı doğduğu günden belirlenmiştir. Ancak zengin iç yaşamı ve hayata bakışı ile bedeninin ona getirdiği zorlukları aşmayı bilen bu kadın çok güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmış kitapta. Amerikalı yazar Brad Watson'un kitabı yazarken kendi büyük teyzesidnen ilham aldığı söyleniyor. Ben Jane'i çok çok sevdim, eminim okuyunca siz de seveceksiniz.
Not: Tek takıldığım nokta babasının arada bir Jane'e neden "hemşire" diye seslendiği. Sanırım bu tercümeden kaynaklı, kız evlat anlamına gelen "kerime" yerine kız kardeş anlamına gelen "hemşire" kullanılmış.


-Ayın son günü iki saat içinde okuyup bitirdiğim "Sandviç Nesil", üç kızkardeşin eski Ankara anılarından oluşuyor. Her ne kadar üç kızkardeş dense de kitap daha çok ortanca kardeş Siber Göksel'in ağzından yazılmış. Zaten bir kişisel basım ve nadir bulunan bir kitap. Epeydir evde bekliyordu, Ankara tarihine olan ilgim nedeniyle aldım elime ama beklediği kadar çarpıcı bir anlatım bulamadım.  

Mayıs sonunda daha çok kitapla buluşmak dileğiyle...

9 yorum:

  1. Güzel seçimler, özelikle Asimetri' yi not aldım. Teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  2. Başka Dünyanın Kuşları'nı merak ettim, listeme ekliyorum. Az okudum demene rağmen bence iyi bile okumuşsun ben maalesef iki aydır toplam sadece 4 kitap okuyabildim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben okuma hızı yüksek biriyim, ayda 10 kitap okurum genelde, bu sefer öyle olmadı ne yazık ki, sağlık olsun. Başka Dünyanın Kuşları'nı tavsiye ederim...

      Sil
  3. Havalardan komşum. Ben de çok verimli okuyamıyorum artık. Mevsimdir gelir geçer :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öyle umuyorum Zihin kardeşim, bahar çarptı hepimizi :) Hoş o da daha Antalya'ya bile tam gelemedi, yağmur yağıyor dışarda, korkarım bahar gelmeden yaz gelecek :)

      Sil
  4. Asimetri dikkatimi çekti. Bir ara sıra ona da gelir umarım:)

    YanıtlayınSil
  5. Tek okuduğum Fikret Mualla. YAZARLARIN , RESSAMLARIN DAHA DOĞRUSU
    sanatçıların yaşam öyküleri her zaman dikkatimi çekmiştir.
    bELGESELLERİNİ DE izlemeyi severim. Fikret Mualla da
    ne zorluklar içinde sanatını sürdürmüş, okudukça üzülmüştüm.

    YanıtlayınSil
  6. Az demenize rağmen epey okumuşsunuz :) Keyifli okumalar dilerim...

    YanıtlayınSil