.

.
.

17 Mayıs 2019 Cuma

BODRUM BODRUM 3

Bodrum'da üçüncü sabahımız. Birkaç arkadaşımızı bir gün önce yolcu ettik, bugün de ayrılanlar olacak, grubumuz küçülecek. Günün ilk durağı Bodrum'daki tüm etkinliklerimizi ayarlayan arkadaşımızın evi, kahve içmek için misafirliğe gidiyoruz 😃 Sonra onu da alıp Bodrum koylarını keşfe çıkacağız. 



Bu güzel bahçede dolaşıp kahvelerimizi de içtikten sonra Bodrum'da en çok ziyaret etmek istediğim bir mekana doğru yola çıkıyoruz: Zai. Orada burada fotoğraflarını gördükçe içim gidiyordu, sonunda gördüm, rahatladım. Beni oraya bıraksınlar ve unutsunlar 😊




Vaktimiz kısıtlı olduğu için fazla kalamadık ama aklım orada kaldı. Geleneksel alışverişimi bu kez Zai'den yaptım, "Her gittiğin yerden bir kitap". Mahir Ünsal Eriş'in son kitabı: "Kara Yarısı". Keşke bir elime kahvemi, diğer elime kitabımı alıp ağaçların altında akşamı etseydim.

Zai'den sonraki ilk durağımız Akyarlar oldu. Bitez'de kalmamıza rağmen "Bitez Dondurma"nın dondurmasını Akyarlar şubesinde yedik. Tercihim her zamanki gibi Bodrum mandalinası ve naneli çikolata oldu. Sonra da Tarık Akan'ın evine uzanan bir yürüyüş yaptık. 



Akyarlar'dan sonra istikamet Turgut Reis pazarı oldu. Malum kadınız, pazar severiz, hele de pazarda giysi, takı vs satılırsa daha çok severiz. Bir dağıldık pazara, zor toplandık 😃 Hiçbir şey almayacağım diyenlerin elinde bile bir-iki poşet vardı. 

Ve Gümüşlük. Sahile inen yoldaki küçük dükkanlara takıldık önce, arkadaşımın aldığı minik bir kolye Gümüşlük hatırası oldu. Her takışımda bu güzel birlikteliği hatırlayacağım. Sonra da karnımızı doyurmak için sahildeki köfteciye yerleştik. Sezon tam açılmamış olmasına rağmen tıklım tıklımdı. Köftelerin ardından sokak üstündeki pastacıda gördüğümüz pastaların cazibesine kapılıp çilekli bir taneyi paylaştık ama maalesef görüntü ve lezzet ters orantılı idi. Çayları da bünyeye gönderdikten sonra hareket vaktimiz geldi.





Son durağımız Yalıkavak oluyor. Marinada bir tur, bir dondurma daha ve artık geri dönme zamanı yaklaşıyor.



Bugünkü gezimizin son uğrak yeri Dibeklihan:








Bu pencereyi evlat edindim, o mor çiçekler bir tür fesleğenin çiçekleri imiş. Leylak bulamadığımda her tür mor çiçek kabulumdür. Netekim kendimi cama yansıtmayı da başarmışım. 

Dibeklihan şahane bir kültür sanat köyü, yapan, işleten varolsun. Bodrum'a gittiğinizde uğramadan dönmeyin derim. 

Akşama doğru otele dönüyoruz. Otelde toplu bir yemek yiyoruz, müzikli, eğlenceli, keyifli bir gece ve gecenin sürprizi de beni görmek için gelen ve çabucak fahri lise arkadaşımız olan "Samimice Ecece" blogunun sahibi sevgili Ecehan oluyor. Blogger bloggeri her yerde bulur, değil mi?

Son gün Kos, bir dahaki postta...

6 yorum:

  1. Oh Bodrum havası geldi sanki. Hele bir de yaz kalabalığı
    olmadan gezmek oraları. inşllh ben de emekli olunca
    bir çok yeri sezonu gelmeden gezmek, yaşamak istiyorum.
    keyfiniz ve enerjiniz bol olsun !

    YanıtlaSil
  2. Bodrum görsellerini çok sevdim. Bodrum çok değerli bir cazibe merkezi, doya doya gezip göremedim.

    YanıtlaSil
  3. zai ve dibeklihan aklımda olsun..çiçekler bir harika ...blogger buluşması ne güzelmiş...sevgiler...iyi tatiller...

    YanıtlaSil
  4. Bodrum'da ne kadar çok yapılacak etkinlik varmış, kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel sürpriz olmuş, kırk yılın kahvesini içmişsiniz. Güzeldir Bodrum koyları.

    YanıtlaSil
  6. Ayıptır söylemesi, Zai kuzenimin evine yürüme mesafesinde olduğu için, Bodrum'a gittiğimde muhakkak uğruyorum ve rahat rahat okuyorum kitabımı:
    Dibeklihan'a hiç gitmedim. Ne zaman gidelim desem, kuzenim "Orada bir şey yok" dedi. Ben seveceğimi biliyorum ama herkesin tarzı ayrı işte:)

    YanıtlaSil