.

.
.

30 Eylül 2026 Çarşamba

ANKARA/EYLÜL-AY BİTERKEN

Telaşlı, sıkıntılı ve üzücü günler geçirdim. Gelen ölüm haberleri, üşüten hava ve bir haftadır sağ yanıma yapışan ağrı tadımı kaçırdı. Doktora gitmeyi sevmiyorum. Babam olsa şöyle derdi  "Değil ki bu aşk meselesi seveceksin, mecbursan gideceksin". Müthiş ağrılı ve uykusuz bir gece geçirince sabah kalkıp Sevda'yı aradım, "Bana eşlik eder misin?" dedim, hiç kırar mı beni Çekirgem, dersini iptal etti benim için. Cuma sabaha randevu alıp gittik. Milyon tane kan testi, topu topu bir tane idrar testi 😂 ve ultrason istedi. Ultrason için su içip gelmek gerekiyormuş, ayrıca o gün müsait değilmiş, bugüne randevu verdiler. Peki dedim, sonra laboratuvara gidip 10 tüp kadar kan verdim, sonra da açlıktan ölmemek için hemen hastanenin yanındaki simitçiye daldık. 

Evham yapmamak için e-nabıza girip kan sonuçlarıma bakmadım, dr baksın bana söylesin dedim. Nitekim öyle oldu. Bugün Sevda'nın görevini kız kardeş devraldı. Sabah evden bir miktar su içerek çıktım, yol boyu da 1,5 litreyi devirdim. Neredeyse burnumdan fışkıracaktı ki fazla bekletmeden aldılar Allahtan. Ultrasonda ufak-tefek aksaklıklar çıktı, "Ölüyor muyum?" dedim, "Bunlarla ölünmez" dediler 😂 Raporu alıp diğer binaya doktorumun yanına gittim. Kanaat notuyla sınıfı geçtim. Ağrıma sebep olacak bir durum da bulamadı. Kendi koyduğum teşhisten emin oldum: Hassas barsak sendromu, yıllardır çekerim ve bazen böyle atağa kalkar. Neyse epeydir detaylı tetkik yaptırmamıştım iyi oldu, şimdi ağrısa da yok böbreğim, yok safra kesem, yok dalağım diye evham etmeyeceğim, ağrıyı çekip oturacağım. Çoğunun keyfi yerinde, bir-ikisinde hafif mızıltılar varmış, yazdığım gibi öldürmek için yeterli değilmiş 😂

Eylül ayı kitaplar açısından verimli, seyirlik açısından kısır geçti, zaten Eylül ne ara geçti anlamadım. Ekim ayında görüşmek üzere sizlere Kurtuluş Parkı'mızın "Sarı Kız"ı ile veda edeyim, biz ona "Kuşlu Kadın" diyoruz ki çok daha uygun bir isim bence. Kalın sağlıcakla...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder