.

.
.

22 Mayıs 2012 Salı

FRİDA


Tiyatro Festivali nedeniyle izleyeceğim ikinci oyun "Frida-İzlenimler" idi. Romanya Deva's Art Theatre tarafından sahnelenen gösteriyi izlemek için başlama saatinden 15 dakika önce salondaki yerimizi aldık. Koltuğum ikinci sırada olmasına rağmen en sağda yer aldığından bir yandan izleme hali ve dolayısıyla hafif boyun tutulması ortaya çıktı. Ben yerime yerleştikten az sonra önümüzdeki sıraya yabancı oldukları anlaşılan 5 kişilik bir grup oturdu. Şansa bakın ki tam önüme oturan adam muhtemelen Ortadoğu ve Balkanların en uzun boylu adamı idi. Sırabaşı koltuğun rahatsızlığına bir de tam önümdeki sırık faktörü eklenmiş oldu. Lakin çilem dolmamış olacak ki az sonra yanımdaki boş yere salonun en endişeli tipi yerleşti. Genç bir kızdı ama tam anlamıyla bir vesvese kumkuması idi. Oyun başlayana kadar kulağımdan kuruttu, beynimi yedi. Yok efendim buradan rahat görür müymüşüz, vay efendim ne şanssızmışız, acaba boş yer kalır mıymış, yer değiştirmek mümkün olur muymuş. Çemkirmemek için zor tuttum kendimi. Allahtan oyun başladı da kesti sesini. 


Oyun tamamen sözsüz, mimik ve beden diline dayanan bir gösteri idi. Müzik ve ışık efektleri anlamı güçlendirici faktörler olarak çok yerinde kullanımıştı. Frida Kahlo'yu tıpatıp ona benzeyen minyon bir oyuncu oynamakta idi, tek eksiği bıyıklarıydı. Yukarıdaki fotoğrafta Frida'nın çocukluğu ve çocuk felci geçirmesi canlandırılmakta. 


Burada 19 yaşındaki Frida'nın çocuk felci sonucu bacağında oluşan sakatlık yetmezmiş gibi geçirdiği otobüs kazası sonrası yaralanması temsil ediliyor. 




Frida Meksikalı ünlü ressam Diego Rivera ile tanışıyor ve evleniyorlar. Evlilikleri "fil ile güvercinin evliliği" olarak isimlendiriliyor. 


Geçirdiği kaza yüzünden büyük acılar çeken ve korseyle yaşamak zorunda kalan Frida kendini resim yaparak avutmaktadır.


Frida Rus devriminin liderlerinden Troçki ile tanışıyor ve bir süre birlikte yaşıyorlar.


Frida ve kaybettiği bebekleri. Bedensel acılarına ilaveten bebek sahibi olamamanın psikolojik sıkıntılarını da yaşayan Frida yine de hayata bağlanmaya çalışmaktadır.


Ameliyatlar, korseler, acılar, yatağa bağlı kalmalar, üzüntüler, sıkıntılar ama bir yandan da sefahat, eğlence, resim çalışmaları, sergiler koşut olarak gitmektedir. Ama bünye daha fazla dayanamayacak ve Frida 47 yaşında arkasında 100'ü geçik eser bırakarak dünyadan göç edecektir.

Hayatı acılar içinde geçen ama buna rağmen acılardan bile zevk almayı başaran bu sıradışı ressamı olağanüstü bir performansla Romen sanatçı Mara Opris canlandırdı. Oyun sona erdiğinde aldığı alkış da başarısının göstergesiydi. Unutulmayacak bir gösteri daha belleğime kazındı. Darısı bundan sonrakilere...

35 yorum:

  1. Filmi çok etkileyiciydi.Eminim tiyatrosu da öyledir.Çok büyük bir ressam.

    YanıtlayınSil
  2. Öyle güzel anlatmış ve fotoğraflarla sunmuşsun,Leylam Dalı'm,teşekkürler ve sevgiler...

    YanıtlayınSil
  3. Frida'yı çok severim. Fotoğraflar çok güzel, oyun da güzelmiş belli ki. Paylaşım için teşekkürler!

    YanıtlayınSil
  4. Işık ve renk çok güzel sunulmuş, siz de çok güzel anlatmışsınız, gitmiş kadar oldum :)

    YanıtlayınSil
  5. Güçlü anlatımınız sahneleri yaşamışım gibi hissettirdi. Blogunuzu zevkle takip ediyorum. Sevgilerle.

    YanıtlayınSil
  6. Ne güzel anlatmışsın,izlemek bir gün nasip olur umarım.

    YanıtlayınSil
  7. çok güzel anlatıyorsun izlemiş kadar oluyoruz. çok teşekkürler leylak dalım..

    YanıtlayınSil
  8. istanbuldaki sergiyi kaçırdığıma üzülmüştüm. buna da üzüldüm şimdi:(

    YanıtlayınSil
  9. Hayatını okumuş, filmini izlemiş, İstanbul'daki sergisine gitmiş hatta o kocaman kitaptan da edinmiş biri olarak sayenizde bu etkinliği de kaçırmamış oldum. Teşekkür ederim beni kırmayıp programınızı paylaştığınız için. Lakin becerip de erken gelemedim, sizi de göremedim. Gelip paldır küldür yerimize oturduk, saniyesinde karardı zaten salon. Çıkışta, o hengamede B-8'i seçmeye çalıştım ama beceremedim. Üzüldüm, merhaba demek isterdim mutlaka.

    YanıtlayınSil
  10. Bir Kadın,
    Tahmin ettim. Ve dediğim gibi boynum tutuldu, üstelik önümde de Don Juan'ın İsviçreli oyuncusu-muhtemelen 2.20'lik-bir adam oturuyordu:) Ama performansı çok beğendim, değdi boyun ağrıma:)
    Bu akşam Kantocu'da V 20 deyim, yine kötü bir yer ama en azından yanda değil. Belki görüşebiliriz. Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  11. İncecikten,
    Bu bizim için 40 yılda bir rastlanan ender bir şanstı, harika oldu. Gerçekten çok iyi bir performanstı. Adamlar ta Romanya'da ayağımıza gelip 10 liraya müthiş bir oyun izlettiler. Antalya bu bakımdan şahane...

    YanıtlayınSil
  12. Vuslat,
    Asıl okuyup memnun kaldığınız için ben teşekkür ederim:)

    YanıtlayınSil
  13. Bilge ve Annesi,
    Sen Antalya bağlantılısın anacım, bir gün kısmet olur elbet:)

    YanıtlayınSil
  14. Begonvil,
    Çok teşekkürler güzel sözlerinize. Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  15. Nazlı,
    Koyduğum fotoğraflar hiçbirşey değil, keşke görebilseydiniz.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  16. Sezer,
    Çok güzel bir oyundu, iyi ki gitmişi dedim çıkarken...

    YanıtlayınSil
  17. Nehire,
    Sağolasın, o kadar güzeldi ki ir kez daha izlerdim memnuniyetle...

    YanıtlayınSil
  18. Kitap Cumhuriyetim,
    Son derece ilginç bir sahneleme tekniği idi ve çok etkileyici idi...

    YanıtlayınSil
  19. Kantocu'da sadece 3 yer kalmış ve o kadar kötü ki, cesaret edip alamadım. Koltukta uzun süre beni oturtmayan ameliyatlı bir fıtığım var da benim, üstünüze afiyet. Peki, Don Juan'a gidecek misiniz?

    YanıtlayınSil
  20. Dün Selim Gürata'nın övgüsünden ve önümdeki sırığın oyuncu olmasından (akrabammış gibi hissettim bir an, görmem gerekir diye düşündüm:) hareketle gitmeye niyet ettim ama ne yazık ki Benerci ile çakışıyor, Cuma günü de Çin sokak tiyatrosu daha ilginç geldi açıkcası. Ama onda yer çoktu ben baktığımda, niyet ettiyseniz.

    YanıtlayınSil
  21. Leylağım,
    Sizin festivaliniz bizimkini geçmiş, çok başarılı!
    :))

    YanıtlayınSil
  22. Frida, hayran oldugum bir sanatci..2009 da Viyana'da oldukca kapsamli bir retrospektif sergisi olmustu, yine yeniden hayran kalmistim..

    YanıtlayınSil
  23. Melange,
    Resimleri beni yer yer ürpertse de ben de hayranım Frida'ya. Eserlerinden çok yaşamına, hayata bakışına, zorluklara, acılara direnişine. Oyun da çok güzel canlandırılmıştı, bir kez daha hayran kaldım, hem ona, hem tiyatronun gücüne...

    YanıtlayınSil
  24. Ekmekçim,
    Bilmiyorum geçti mi ama bu festivallere katılabilmeyi, bu kadar çok ve değişik oyun izleyebilmeyi kesinlikle şans olarak kabul ediyorum...

    YanıtlayınSil
  25. Tiyatro aşığı biri olarak nasıl imrendim bu oyuna. Keşke İstanbul'da da gösterilse ve bizde gitsek...
    Çok acılar çeken biri olarak Frida yazdığınız gibi LeylakDalı yinede arkasında eserler bırakan, yatağa bağlı olmasına rağmen resime olan tutkusu...

    YanıtlayınSil
  26. Fridanın, Selma HAyek 'in oynadığı bir filmi de var. Çok etkilenmiştim.

    YanıtlayınSil
  27. Önce fotoğraflara bakınca Frida`yı canlandıran oyuncunun erkek olduğunu sandım. Meğer kadınmış. En sevdiğim filmler içinde 2. sırada duruyor Firda :)

    YanıtlayınSil
  28. Yüz çok etkileyici, sadece yüze bakıp onlarca fikir üretilebilir yaşanmışlıklarına, acılarına.
    Birde yabancıların ülkemiz de oyunları uygun fiyata izliyor olması da gıcığıma gidiyor:) Bi de öne oturmuşlar, allah bilir beleşede gelmişlerdir :)) Abarttım mı :))

    YanıtlayınSil
  29. Balkahve,
    O önüme oturan sırık ve yanındaki 4 kişi oyunun sonunda öğrendiğimize göre yarın akşam sahnelenecek olan "Don Juan" oyununun İsviçreli oyuncuları imiş. Yani davetli kontenjanından yerleşmişler oraya. Ama adam bugüne kadar görülebilecek en uzun Don Juan'dır sanırım:)) Oyunu izleyemeyeceğim ne yazık ki çakışıyor.
    Frida'ya gelince, anlatılmaz yaşanırdı bu oyun. Belki de Kantocu'yu o kadar sevmemem Frida'nın arkasından izlememdir. Muhteşem bir sahnelenme idi, izlemeni çok isterdim.
    Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  30. Leylək Xəlifə,
    Oyuncu kadındı ama gerçekten erkek gibiydi yapısı. Oyun gücüne gelince, kelimeler kifayetsiz kalır...

    YanıtlayınSil
  31. Zeynip,
    Ben hem filmi izledim hem kitabını okudum ama bu oyunda daha bir farklı etkilendim...

    YanıtlayınSil
  32. Gülşah,
    Sanırım bu bir şanstı, Romanya'dan gelen bir grubu festivalde yakalamak. Ama olur da gelirlerse oraya kaçırma derim...

    YanıtlayınSil
  33. Şahane bir oyun şahane bir anlatımla birleşince, tadından yenmez olmuş. Çok teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  34. Merhaba ben Ankara'da okuyan, Antalyalı bir öğrenciyim. Antalya'da olup da bu oyunu izleyemediğim için çok üzülmüştüm. Siz o kadar güzel fotoğraflamışsınız ki, izlemiş kadar oldum. Bu yazı için teşekkürler :).

    YanıtlayınSil
  35. Frida'nın hayatını, resimlerini iyi bilen, filmini izlemiş, kitabını okumuş biri olarak bu oyunu da paylaşımınızı da çok sevdim...görmüş kadar oldum, teşekkürler...

    YanıtlayınSil