.

.
.

25 Mayıs 2012 Cuma

YILDIZLARIN ALTINDA TİYATRO


Sabah kalktığımda gökyüzünde gördüğüm bulutlar moralimi fena halde bozmuştu, zira festival kapsamında izleyeceğimiz son oyun, "Benerci Kendini Niçin Öldürdü" açık havada, Yat Limanı'ndaki anfitiyatroda sahnelenecekti. Arkadaşları "yağmursuzluk duası"na davet edip Voltran'ın oluşmasını sağladım, kendimi bir alışveriş merkezine atıp dışarıyı görmeden totem yaptım ve sonunda yağmur bulutlarını hafif bir serpintiyle akşam olmadan dağıtmayı başardım:)

Bu kez ilahlar benden yanaydı, işler yolunda gitti ve oyunun başlama saatinden epeyce önce Yat Limanı'ndaki Tarihi İskele Simitçisi'nin-yandaki Oyuncak Müzesi'ne özenerek mi minicik boyutlu olduğunu anlamadığım- tahta sandalyelerine güç bela sığıştık.


Simit kalmadığı için poğaçalar eşliğinde gerçekten çok lezzetli çaylarımızı götürürken oyunun baş oyuncusu, Nazım Hikmet'i canlandıran Celal Kadri Kınoğlu da önümüzdeki çınarın zulasında başlama saatinin gelmesini bekliyordu Kürşat Alnıaçık ile birlikte.  Kaleiçi'nde ve Yat limanı'nda yenileme çalışmaları var, ortalık toz toprak içinde, her yer kazılmış, manzara hiç iç açıcı değildi. 

 

Saat 20.00'ye yaklaşırken mini sandalyelerden kalkıp anfitiyatronun girişinde uzayan kuyruğa dahil olduk. Yarım saat sonra da kapılar açıldı ve üzerlerine festival amblemi basılmış çanta şeklindeki sünger minderlerin yerleştirildiği basamakların en sahneye nazır olanına konuşlandık.  Ve beyaz takımıyla Celal Kadri Kınoğlu sahneye gelip "Benerci Kendini Niçin Öldürdü" şiirini o muhteşem sesiyle adeta ete kemiğe büründürdü.


Diğer rollerde Kürşat Alnıaçık, Tansel Öngel, Hülya Çelik ve Yurdaer Okur da sahneye kurulmuş devasa çarkın üzerinde adeta akrobasi yaparak olağanüstü bir iş çıkardılar. 



1,5 saatin nasıl geçtiğini anlamadan soluksuz izledik oyunu, bitince de güzel bir oyun izlemenin doygunluğuyla ayrıldık mekandan. Minderleri de bizlere bağışladılar. Baktım bazı teyzeler 5er, 10ar minderi sıkıştırmışlar koltuk altlarına gidiyorlar, hadi bakalım bilet parasını bedavaya getirdiler böylece:)

Ve ben de "Benerci Kendini Niçin Öldürdü" den birkaç satırla bitireyim bu yazıyı:

"Ayın on dördü
Ayın on dördünü Paris'te aç gezen gördü,
dedi ki:
-Bu gece ay,
dibi kalay
bir tencere gibi...

Ayın on dördü
Ayın on dördünü Fatihli hırsız gördü,
dedi ki:
-Bu gece ay
gökte açık kalan
bir pencere gibi
atlasak içeriye,
aşırsak be imanım
Meryem Ana'nın
gümüş takımlarını...

Ayın on dördü
Ayın on dördünü İrlandalı bir polis gördü
dedi ki:
-Benziyor ay
yıldızların yaldızlarını çalmak için
göğe çıkan bir hırsızın fenerine...

Ayın on dördü
Ayın on dördünü Londralı bir lord gördü
dedi ki:
-Benziyor ay
haşmetpenahımın 
dizbağı nişanına...

Kızardı ayın on dördü.
Kızaran ayın on dördünü bir parya gördü
dedi ki:
-Benziyor ay
Ganj'ın üstüne damlayıp yayılan
kardeş kanına..."

18 yorum:

  1. Ne kadar güzel vakit geçiriyorsunuz, son günlerde festivalle ilgili her yazdığınızı keyifle okudum. Hele ki fotoğraflara bayıldım...

    Nice güzel günlere olsun..

    YanıtlayınSil
  2. yağmurun yağmadığına ne kadar sevindim, muhteşem olmuş

    YanıtlayınSil
  3. kesinlikle yanına gelmek ve deli gibi tabanlarım şişene kadar,ne kadar aktivite varsa katılmak istiyorum Leylak dalım:)) fena kıskandım tiyatro keyfini.

    YanıtlayınSil
  4. Yıldızların altında tiyatro izlemek muhteşem ,gitme şansım olmadığına göre leylaklı leylaklı okurum :)) birde minderlere takıldım ;) yani ..sevgiler...

    YanıtlayınSil
  5. Başka hiçbir şey düşünmeyecek kadar keyifli günler geçirdiğinizi görerek rahatlıyorum ;-) Ne mutlu size...

    YanıtlayınSil
  6. nurşen ablacım ne güzel yerlere gidiyorsun sen öyle kıskandım valla. yağmurun yağmamasına da çok sevindim .iyi eğlenceler diliyorum

    YanıtlayınSil
  7. Yine nefis betimlemelerle süslü güzel bir yazı. Sevgilerle....

    YanıtlayınSil
  8. Bugün ayın ondürdü
    balkahve, şiiri gördü
    biraz hüzünlendi,dersin başına döndü :))

    Çok iyi oyuncularımız var dimi, yeni uygulamayla yazık olmaz bunlara umarım.

    YanıtlayınSil
  9. oh be, çocukların cayırtısından sonra iyi olmuş, canınıza değsin:)

    YanıtlayınSil
  10. Judy,
    Hakikaten iyi geldi. Üstelik Yat Limanı'nda açık havada çok keyifliydi:)

    YanıtlayınSil
  11. Balkahve,
    Dileğine aynen katılıyorum.
    Şiire gelince, Nazım'ın hangi şiiri etkilemez ki insanı.
    Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  12. Begonvil
    Çok teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  13. Nesrin,
    Bu hafta çok yoğundu gerçekten ama sezonu kapadık artık. Darısı sonbahara:)
    Öpüyorum seni...

    YanıtlayınSil
  14. Ecehan,
    Sağolasın, çok keyifliydi gerçekten...

    YanıtlayınSil
  15. Asis,
    Hahaha, valla minderleri üçer beşer götürdü insanlar. Yazın denize giderken kullanacaklardır:) Ben hiç almadım örtmenim:))

    YanıtlayınSil
  16. Meyra,
    Koş gel diyecem ama etkinlikler bitti, sonbahar için anlaşalım. Zehra ile birlikte beklerim Altın Portakal'a:)
    Şimdi ben ankara'ya geleyim bakalım yaz geçirmeye:)

    YanıtlayınSil
  17. Sevda,
    Gerçekten muhteşem oldu...

    YanıtlayınSil
  18. annemahsustan,
    Amin canım hepimiz için...

    YanıtlayınSil