
Evvelsi gün temizlik faaliyetine giriştim nefretle. Pasaklı değilim ama hiç sevmeden yapıyorum ev işlerini. Bir yandan iş yapıp bir yandan söylendim. Akıl erdiremiyorum, ev canlı organizma mıdır ki durmadan kir, pislik üretir? Sürekli bir temizlikçi olmalı ama konsantre, şişe içinde duracak, lazım oldu mu suya koyacaksın, şişip normal boyutuna gelecek. İşler bitti mi de, sıkacan suyunu hoop tekrar şişeye. Yani çok sorunluyum görüldüğü gibi, devamlı hizmetçi bile istemiyorum, gerektiğinde çıkacak sahneye. Aah ah, Marie Antoinette olacak hatunmuşum ama neylersin ki kelle kıymetli.
Neyse sokurdanarak da olsa temizliği bitirdim ama ertesi gün temizlik malzemeleri benden intikamını aldı, sen misin mızıldayan? Öğretmenliğin armağanı kronik farenjitim bir azdı ki sorma gitsin. Ne zaman muhatap olsam bu sıvılarla ya gözüm kanlanır, ya boğazımda zımpara yapılırcasına bir yanma başlar. Ben de yaptım kendime bir limonlu sıcak su, aldım kitabımı elime kıvrıldım bir köşeye. "Kirpinin Zarafeti"ne başladım. Henüz çok başlardayım, konunun içine giremedim ama hem kitap tanıtım bloglarından hem de kitabı getiren kızkardeşten çok olumlu eleştiriler aldım hakkında. Bakalım, okuyup göreceğiz...
Neyse sokurdanarak da olsa temizliği bitirdim ama ertesi gün temizlik malzemeleri benden intikamını aldı, sen misin mızıldayan? Öğretmenliğin armağanı kronik farenjitim bir azdı ki sorma gitsin. Ne zaman muhatap olsam bu sıvılarla ya gözüm kanlanır, ya boğazımda zımpara yapılırcasına bir yanma başlar. Ben de yaptım kendime bir limonlu sıcak su, aldım kitabımı elime kıvrıldım bir köşeye. "Kirpinin Zarafeti"ne başladım. Henüz çok başlardayım, konunun içine giremedim ama hem kitap tanıtım bloglarından hem de kitabı getiren kızkardeşten çok olumlu eleştiriler aldım hakkında. Bakalım, okuyup göreceğiz...
Bu bloglara giriş dün geceden bu yana hayli problemli, uğraş uğraş ne kendi bloguma ne de diğerlerine giremedim, internet de yavaş olunca kalktım bugün bilgisayarın başından. Önce yan tarafta gördüğünüz keki yaptım bahçeden kalan son bir avuç bademle. Sonra da uzun zamandan beri ilk kez TV'de gündüz kuşağı programı izledim ve çok güldüm. Hangi kanaldı unuttum şimdi, sokaktaki insanlara birtakım sorular yöneltiyorlar, yurdum insanı da hafsalaya sığmaz cevaplar veriyorlar. İşte birkaç örnek:Soru: En önemli hobiniz nedir?
2 civelek genç kızdan cevap: Hi hi hi, alışveriş etmek, gezmek, uyumak
Orta yaşlı, bezgin bir adamdan cevap: Ne hobisi kardeşim, ne hobisi, ekmek parası kazanmaktan hobiye vakit mi var? Millet 4X4 e binip gidiyor, biz yetişemiyoruz arkasından.
Suratsız, yaşlı adamdan cevap: Allaha şükür hobim yok!..
Soru: Akıllı kadın nasıl olur?
Sert adamdan cevap: Kocasına itaat eden kadın akıllı kadındır.
Çapkın adamdan cevap: Güzel kadın akıllı kadındır.
Kendinden emin hatundan cevap: Ben!..
Ne deyim, Allah ıslah etsin...

Bu hayli bilgilendirici, özlü TV programından sonra ben de akıllı kadın olmak için dikiş makinesinin başına geçtim. Daha Ankara'ya yeni geldiğim zaman üzerindeki şirin kurbağaların dayanılmaz cazibesine kapılarak aldığım kumaşı çıkardım ortaya. Bir müddet ne diksem diye düşündükten sonra bir alışveriş çantası ve bir yastık kılıfı diktim. Kalan ufak parçayı da astardan artan kumaş üzerine aplike yaparak Antalya'daki deri olduğu için terleten bilgisayar koltuğuma minder haline getirdim. Çantayı belki gazete, dergi koymak için kullanırım. Ütülemeden fotoğraf çektiğim için oluşan buruşuk görüntüyü umarım hoşgörüyle karşılarsınız:)
Daha bitmedi, dikiş faslı sona erince mutfağa girip domates soslu spagetti pişirdim kolay olsun diye ve bu akşamı "İtalyan Mutfağı" akşamı ilan ettim tembelliğime Avrupa kılıflı bir bahane bularak. Ev işlerinden hoşlanmasam da bugünkü performansım övgüye değerdi. Birkaç saat Farmville oynamayı hakettim, çiftliğim giderek genişlemekte, ben de "Hanımağa" olma yolunda hızlı adımlarla ilerlemekteyim. Şimdi gidiyorum, bir tarla dolusu lahana beni bekliyor kesilmek için. İyi geceler...
Daha bitmedi, dikiş faslı sona erince mutfağa girip domates soslu spagetti pişirdim kolay olsun diye ve bu akşamı "İtalyan Mutfağı" akşamı ilan ettim tembelliğime Avrupa kılıflı bir bahane bularak. Ev işlerinden hoşlanmasam da bugünkü performansım övgüye değerdi. Birkaç saat Farmville oynamayı hakettim, çiftliğim giderek genişlemekte, ben de "Hanımağa" olma yolunda hızlı adımlarla ilerlemekteyim. Şimdi gidiyorum, bir tarla dolusu lahana beni bekliyor kesilmek için. İyi geceler...














