Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde emeğe ara verip gezmeye gittim. Yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm, Kaleiçi'ne daldım, oradan Karaalioğlu Parkı'na geçtim, parkta karşıma bunlar çıktı:
Asırlık çitlembik ağacının yanıbaşındaki çok sevdiğim Don Kişot heykeli 1999'daki Taş Heykel Sempozyumu'nda Cahvar Göktaş tarafından yapılmış, o zamandan bu yana sırtını Akdeniz'e vermiş, çitlembikle dertleşip durur. Niyetleri değirmenlere savaş açmak ama ikisinin de ayakları bağlı ne yazık. Karaalioğlu Parkı'nın bulunduğu alan eskiden çok sayıda çitlembik (menengiç, çedene de denir) ağacının olduğu bir mesire yeri imiş. 1975'de kamp amaçlı ilk kez Antalya'ya geldiğimizda parkı görünce büyülenmiştik bozkır insanları olarak, Cennet gibiydi, şimdilerde ya gözümüz alıştı ya da başka parkların gölgesinde kaldı.
Hıdırlık Kulesi. Kule ve etrafı bir süredir restorasyonda idi. Antalya'ya yerleştiğimiz yıllarda ön tarafta gördüğünüz alanda bir çay bahçesi vardı, en sevdiğim türden. Damalı masa örtüleri ve tahta sandalyeleri olan, üzeri bez branda ile kaplı, Akdeniz'e ve Bey Dağları'na nazır. Karşı tarafında da bir mini Lunapark. Oğlum küçükken pazar günleri mutlaka parka gelirdik. Önce Lunapark'ta onu biraz eğler, sonra çay bahçesinde oturur, bir semaver getirtir, denizin keyfini çıkarırdık. Sonra o çay bahçesi yıkıldı, yeri bir süre boş kaldı. Meğer altı boydan boya arkeolojik kalıntılarla doluymuş. Epeydir kazılar devam ediyordu. Şimdilerde bitmiş ama etrafı hala tahta perde ile çevrili. Zemindeki ahşap kısım seyir terası mı olacak, kalıntılar camekan ardına mı alındı, onu çözemedim. Bir bilene sormalı.
Çarşaf gibi serilmiş denize, tepeleri karlı Toroslar'a baka baka park içindeki kültür merkezinde kadınların resimlerinden oluşan bir sergiye ulaştım. "Bir Kadın, Bir Yolculuk/Kalemden Fırçaya" adını taşıyan sergideki resimler konuk evinde kalan kadınların yazdığı mektuplardan hareketle resmedilmiş. Bazılarını özellikle çok beğendim. Sergi sonrası arkadaşlarla buluşup bir miktar deniz havası aldık. Sonra yine yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm.
Limon çiçeklerinin güzelliği, bir de kokusunu aktarabilsem...
Bazı ağaçlar henüz yapraklanmamış ama eteğindeki çiçekler (sanırım isimleri çivit otu) sarıya boyamış falezleri.
O kadar çok yürüdüm ki dönüşte gücüm kalmadı, malum dizler netameli, bir otobüs bulup attık kendimizi.
Reset ya serinin adı, benim ev coştu reset üstüne reset. Bulaşık makinesini kökten resetleyip sen sağ, ben selamet yaptık da üstüne ocak koymak zorunluluğu vardı, zira rahmetli ocaklı bulaşık makinesi idi. Eh ocak da aldık almasına, işte ona da reset gerekti. Yeni nesil ocaklar doğal gaza uyumlu imiş, tüp için dönüşüm yapılması gerekiyormuş. Bizimki de dönüştürülmüş ama arkadaşlar bir yanıyor, sanırsınız şenlik ateşi. Koy kazanı üstüne pekmez kaynat, o derece. Bilirkişi olarak oğluma danıştım, onun ayarlanması gerekir, ara servisi kısıklık ayarı yapsınlar dedi. Dedi demesine de servisi ara ki bulasın. "Been Bilge, sorununuz nedir?" diyen bir robotik ses, bilgisayar ne anlar dertten dostlar. Başaramadım randevu almayı, neyse aldığımız firma aracılığı ile hallettik, montaj ekibinin toramanı geldi. "Apla sorun tüpünüzde, dedantörü değiştirin" dedi gitti. Peki, gel tüpçü. Geldi, dedantörü taktı, 5 lira fazla verdik kırmızı oldu hem de 😂 Fakat şenlik ateşinde değişen bir şey yok, pekmez bulamazsan kazanda salça kaynat. Reset üstüne reset, sonuç aynı. Servise yine ulaşım yok, yollar tıkalı. Sonunda oğlum ne etti etti, başardı. Bu sefer farklı bir eleman geldi. Ocak düğmelerini sırayla çıkarıp tornavida ile birtakım işlemler yaptı ve bingo. Bu sefer alevleri resetlemeyi başardık. Normale döndürdük. Nasrettin Hoca hesabı "Ay kuyudan çıktı da, ... de ne çekti" 😂
Kaptaan "Reset" dedin, benim eşyalar fırsat beklermiş 😂 Umarım bu sondur. Bir reset de Trump'a yapsalar da pambık gibi olup herkese çiçekler dağıtsa. Yeni haftanız barış getirsin pek umudum olmasa da...
Arif Sami Toker'in Nihavend makamındaki bestesiyle Nedim'in dizelerini çok sevdiğim bir sanatçı, Güzin Değişmez seslendirsin:
Günün kitabı: Çit Kuşu/Anne Enright
Günün filmi: Downton Abbey-The Grand Finale
Günün Spotfy dinlemesi: Unufak/Rober Koptaş FrogPrince podcast
Günün dizisi: Vladimir/Netflix




Trump reset olacaksa ve yeni versiyon eskisini aratmayacaksa ben hazırım, bekliyorum işlem tamamlansın. :))
YanıtlaSilLeylağım, ne çektin sen bu reset işlerinden bu ara yahu! Hayırlara vesile olsun diyelim. :)
Trump reset mi olur hiç, o bizi resetler korkarım. Gerçi belli olmaz bir dediği bir dediğini tutmuyor :) Çok çektim valla ekmekçim, perdeyi de ısmarladım ya bitmiştir diye umuyorum :) Zira para bitti :))))
SilMerhabalar.
YanıtlaSilEmeğe ara verip yürüyerek gezdiğiniz yerlerle ilgili paylaştığınız görseller ve anlatımlar çok güzeldi. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
Bu vesileyle Dünya Kadınlar Günü'nüzü kutlar; sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ulaşmanızı can-ı gönülden dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Merhabalar Recep Bey,
SilÇok teşekkür ederim güzel dileklerinize, bizden de selam ve saygılar...
Reset temalı paragrafı Ferhangi Şeyler izler gibi okudum, çok güldüm :))
YanıtlaSilValla komediye döndü çünkü :)
Silevdeki eşyalar bazen böyle zincirleme reaksiyona giriyorlar öğretmenim. sizde de öyle oldu, bu son olsun, her şey olması gerektiği gibi tıkır tıkır çalışsın bundan böyle :)
YanıtlaSildünya tümden delirdi. çözümü ne bilmiyorum. barış umudum kaldı mı, onu da bilmiyorum...
Şulecim hem de nasıl bir reaksiyon, umarım bitmiştir. Dünya delirmenin de ötesine geçti, Allah sonumuzu hayretsin...
SilKadınlar Gününe yaraşır bir gezi/gün olmuş, ne iyi etmişsiniz öğretmenim.
YanıtlaSilO reset düğmesi hakkını yerelde hakedenler için de istiyorum acilen..
Ve bir de, ocaktaki gibi, bazen çok basit olan çözüme ulaşmak için neden araya onca yöntem ve kişi girmek zorunda merak ediyorum.
Ah ah sevgili Esen çok bekleriz gibi geliyor bana, umarım yanılıyorumdur. Ve dediğiniz gibi bu kadar basit bir çözüm ilk montajda da hallolabilirdi, kader utansın...
SilOyy tam bir Merkür gerilemesi dedim ben! Bununla kalsın bitsin bizde de bulaşık makinasıda f 24 yazıyor o f harfini gördüm ve dedim başlıyoruz. Ardından elektrik süpürgesi canı yanmış halde bağırmaya başladı servisi aradım görüntülü görüşme istediler! görüşme sonunda başlığın yenisini almanız gerekiyor dendi! servis göndereydiniz yok anlamış görüşmeden yeni nesil yeni icat işler.. Dantelli tv den görüntülü tele ordan uzaktan hissedebilen servislere hatta nerdeyse biyoenerji gönderip tamir edecek sanırsın! Neyse geçti tarih ama kadınlar günümüz her gün kutlanası harika fotoğraflar anlatım için teşekkürler içim açıldı!
YanıtlaSilYa gerçekten Allah beyaz eşyalara uzun ömür versin de bizi servislere muhtaç etmesin ulaşmak ayrı dert, ulaşsan çözüm ayrı dert. Benim ev de kudurdu resmen, tam Reset yazıların alayık davrandı bu süreçte.
SilAıl ben bu güzel yorum için teşekkür ederim...
O adsız bizzat benim, blogun sahibi, blogspot kendi blogumda pasaport soruyor ya daha da ne diyeyim :)
Sil😅😅👍🏼 tahmin ettim ben elimde olsa şu karışık gözüken ama girince işlerin kolay olduğu substack’e alacağım hepinizi 👌🏼☺️ bende bazen başka bloglarda da yorum yazıp sayfanın kimlik sorgusunda silinen yorumumla bakakalıyorum ekrana.. Aman neyse olsun öyleli böyleli yola devam adlı adsız anlıyoruz birbirimizi nasılsa💕
SilFotoğraflar içimi açtı.
YanıtlaSilOh, sevindim buna :)
SilTam güne yaraşır bir yürüyüş olmuş. 2013 ya da 2014'de bir düğün için Antalya'ya geldiğimizde Karaalioğlu Parkı'nda dolaşmış ve kulenin orada kafede oturmuştuk. Gerçekten güzeldi. Dilerim her restorasyon sonrasında tarihi eserlere yapılan eziyet kuleye de nasip olmaz.
YanıtlaSilBen limon çiçeğinin kokusunu duydum. Oh mis! :)