.

.
.

10 Eylül 2019 Salı

10 EYLÜL (AĞUSTOS OKUMALARI)

Evet biraz (biraz mı?) geciktim farkındayım ama hem gezme tozma hem düzenli blog yazma olmuyor. Neyse geç olsun güç olmasın diyelim ve başlayalım Ağustos ayında okuduğum kitapları sıralamaya:



-Ağustos ayının ilk kitabı kızkardeşi Perihan Bakır'ın Cemal Süreya'yı anlattığı "Size Nefesimi Bırakıyorum"du. Biyografi ve anı okumayı her daim sevmişimdir. Eh, Cemal Süreya'yı da sevince okumak şart oldu. Oldukça naif ve detaylı bir anlatımı var, yer yer hüzünlü. İlerlemiş yaşına rağmen bunca ayrıntıyı hatırlayıp yazabilmesi dikkat çekici. Siz de benim gibi Cemal Süreya'yı seviyor ve yaşamını merak ediyorsanız fazla edebi bir beklentiye girmeden okuyabilirsiniz...




-Graham Greene'in yazdığı "İstanbul Treni" Ostende'den başlayıp İstanbul'da sona eren bir tren yolculuğuna katılımları nedeniyle hayatları kesişen bir grup insanı anlatıyor. Yahudi bir işadamı, bir alkolik, bir revü kızı, lezbiyen bir gazeteci, bir hırsız ve bir devrimcinin ana karakterlerini oluşturduğu kitap yer yer ilgi çekci bölümler içerse de tavsiye eder miyim bilemedim...




-Gizli Defterlerim" sinemacı Ali Özgentürk'ün yıllar içinde defterlerine not aldığı çeşitli pasajlardan oluşuyor. Birkaç bölüm ilgi çekse de genel olarak kitabın bende uyandırdığı duygular pek parlak olmadı. 




-Arzu Zafer Adıgüzel'in adıma imzalayarak yolladığı şiir kitabı "Neresinden Başlamalı Ölmeye Bu Hayatın" beklediğimden daha yetkin şiirler içeriyordu. Özellikle bazı dizeler aklımdan çıkmayacak. Şiir sevenlere öneririm:

""Yaşamak
Bayram şekeri toplamaktı ağaçtan"




-Ağustos ayının en etkileyici okuması idi "Baharda Ölmek"İkinci Dünya savaşının sonlarına doğru askere alınan iki süt sağıcı gencin yaşadıkları ve savaşın travmaları incelikli ve ayrıntılı bir dille anlatılmış. Çok trajikti, bir o kadar da edebi yönü kuvvetli bir kitaptı. Okuyun derim...




-Daha önce "Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz" ve "Bazen Bahar" ile tanıyıp sevdiğim Melisa Kesmez'in "Nohut Oda" en az diğerleri kadar beğenimi kazandı. Öykü okumaktan sıkıldığım bir dönemde "başı-sonu belli, güzel öyküler de yazılabiliyormuş" dedirtti. Kitaptaki  favori öykümse "Kız Kardeşim Handan" oldu. Öykü sevenlere de, tercih etmeyenlere de tavsiyemdir. 


-Akgün Akova esprili olmasının yanısıra vurucu dili ile son yıllarda en severek okuduğum şairlerden biridir. uzun zamandır yeni kitaplarının çıkmasını bekliyordum. Tüm kitaplarının yeni basımı Karakarga Yayınları'ndan şahane kapaklarla çıkmış. "İçimden Geçen Yolda" şiir değil ama şiir gibi denemeler, şair yazarsa böyle olur tabii ki. Akgün Akova Türkiye'nin ve dünyanın dört bucağını dolaşıyor, kah dünyadan Türkiye'ye bir kanat ucunda selam gönderiyor, kah Türkiye'den dünyaya. Çünkü ne diyor şair: "Yalnızca kanatlarına güven". Kesinlikle okunmalı...




-Çek Lokomotifi adıyla anılan atlet Emil Zatopek'in yaşam öyküsü okuyanı yormayan, hatta yer yer gülümseten bir üslupla anlatılmış "Koşmak"ta. Ufak tefek ama ilginç bir kitap...

Ağustos ayını 8 kitapla kapatırken Eylül ayı okumalarında buluşmak üzere diyorum. Kitaplar eksik olmasın hayatınızdan...

5 yorum:

  1. Kitapların konuları çok hoş , nohut odayı okumak isterim :)

    YanıtlaSil
  2. Echenoz'yu seviyorum. Hoş bir dili var :) Baharda Ölmek listeme girdi.
    Teşekkürler Leylak Dalı. Sonbahar güzellikler getirsin.

    YanıtlaSil
  3. Geç olsun, güç olmasın diyorum. En azından yazıyorsun. Funda ile ne güzel gezdiniz yine. Çok özledim hem seni, hem sohbetini, hem de güzel kardeşini. Öperim çok.

    YanıtlaSil
  4. Murathan Mungan'ın güzel bir sözüne rastladım buraya yazayım istedim:

    "Edebiyat akrabalıkları, hiçbir zaman buluşup bir kahve içemeyeceğiniz insanların yeryüzüne dağılmış varlığını hatırlatır size. Gene de asıl buluşmanın edebiyat olduğunu bilirsiniz."
    Sevgiyle..Aylin Kurhan

    YanıtlaSil