.

.
.

13 Mart 2019 Çarşamba

13 MART (ÇAĞLALAR-FİLMLER)

Peynir almak için markete uğradım dün, pazar taşınalı beri sebze-meyve için de markete mahkum olduk. Gelmişken bir bakayım dedim manav reyonuna, aa çağla! Çıkmış, çıkar zaten turfandası bu ayda ama komik olan üzerindeki fiyat etiketi idi: 45 TL. Çağlalar da kabak çekirdeği boyutundan az halliceydi. Yolmuşlar resmen ağacı çağlalar büyümeden ki 45-50 liraya satabilsinler, pess! Yahu 15 gün bekleyin ölmediniz, köpeğine dök o zaman, üç kuruşa al, ye yiyebildiğin kadar. 

Turfanda çağlayı nerede görsem babamın kulaklarını çınlatırım. Hala severim ama çocukken daha da düşkündüm çağlaya, daha doğrusu tüm meyvelerin olgunlaşmamış olanına. Babam mesai dönüşü elinde küçük bir kesekağıdı ile girmişse eve benim için bahar gelmiş demekti. İsterse kar yağsın, baba eve çağla getirdiyse olay bitmiştir. Çok geçmez o küçük kesekağıtlarından bir tane daha gelirdi ki işte o zaman baharın geldiği tam anlamıyla kesinleşirdi: Can erik. Turfanda çağla ve can erik bence babaların kızlarına sevgilerini göstermelerinin en güzel yollarından biridir. Yaşasın babalar 💓

Çağla fotoğrafı bulamadım, çağlanın bebekliğini paylaşayım dedim 😋

İki gündür yağmur var şehrimizde, geçen hafta bahara alıştırınca pek hoşuma gitmedi haliyle bu durum. Üstelik pencerelerden hafiften su girme durumu sözkonusu olmuş ki bu da ekstra sıkıntı. Geceki gökgürültüsü ve sağanak öğleye doğru sakinleşince sinemaya gitmeye karar verdim. uzun zamandır fragmanı dönüp duran "Woman At War" bu hafta vizyona girmiş, film İzlanda'nın Oscar aday adayı imiş ama Oscar jürisine kendini beğendirip aday olamamış. Bindiğim otobüsün sürücüsü kadındı ve günlerdir ilk defa çalkalanmadan, her duruş kalkışta savrulmadan, sakin bir yolculuk yaptım. Yaşasın kadınlar 💓

Filme bayıldım. Yönetmeni kimdi, oyuncuların adı neydi derseniz yazamayacağım, çok zor. Ikea ürünlerine benzeyen isimler, öttür, döttür falan bir tuhaf harf dizimleri var ama oyunculuklar da, film de harikaydı. Çevre konusunda duyarlı bir aktivist olan koro şefi Halla İzlanda tabiatını sanayiinin yıkımından kurtarmaya çalışmakta, yüksek gerilim hatlarına müdahalede bulunarak elektrik kesimlerine sebep olmaktadır. Kendisini "Dağların Kadını" olarak tanıtıp endüstrinin başbelası haline gelir, hükümet güçleri tarafından aranmaya başlar. Tüm bunlarla uğraşırken uzun zamandır beklediği bir haber alır, evlat edinmek için başvurduğu kızçocuğu Ukrayna'da onu beklemektedir. Halla annelikle çevrecilik arasında kalmıştır, bundan sonrasını filmi izleyip görün derim, zira çok keyifli bir yapımdı. Film müziklerinin ezgi olarak değil de bizzat perdede, oyuncuların arkasında çalan üç kişilik orkestra ve üç Ukraynalı koro kadını tarafından gerçekleştirilmesi filmin en hoş unsurlarından biriydi. IMdb puanı 7,6 olan filmi imkanınız varsa kaçırmayın:


Bugünlük bu kadar, kalın sağlıcakla...

6 yorum:

  1. Örtmenim, aynııı şeyi babam da bana yapardı, çok duygulandım okurken. Geçen hafta sonu ben de festivalde gördüm, 70 tele yazıyoridi ;))

    YanıtlaSil
  2. eşim de çağlayı gördü mü dayanamaz fiatına falan bamadan kapar gelir bu fiatla görüp de almasa bari o da zannediyor ki eve çağla alınca pat diye bahar gelicek...hemen kızıma seslenir birlite kıtır kutur yerler ben de evde kendi kendime söylenirim bu fiata alınır mı da az daha bekleseydin ne olurdu sanki falan diye..

    YanıtlaSil
  3. Çağla.. Babamın diktiği, bahçedeki miss çağlaları...
    Siz, Ecehan ve benim için çağla=baba olduğuna göre vallahi bi bağlantısı var :)
    Yaşayan babalara uzun, sağıklı ömürler olsun, benimki gibi yitirdiklerimize rahmet..
    Filmin adını cebime koydum...
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. ayyy eskiden ağaçlara çıkıp çağla yerdik ne güzeldiiii :)

    YanıtlaSil
  5. Babalar, kızları ve çağlalar... benim babam da eve çağla keskağıdıyla gelirdi ve ben 3 tekerlekli bisikletimin çnübfeki kade kadar sepeti doldurur, bir tarftan atıştırır, bir taraftan hayallenerek bisikletimi sürerdim. ❤️❤️❤️

    YanıtlaSil
  6. Bizde de annem zeytinyağlı bakla yaptıysa bahar geldi demektir :)

    YanıtlaSil