.

.
.

25 Temmuz 2009 Cumartesi

2. KOT ÇANTA VE HATIRLATTIKLARI

Yeni bir kot çanta diktim, yanında yavrusuyla. Giyilmeyen bluejeanları doğrayıp doğrayıp çantaya çeviriyorum. Bu defa dantelli, kokoş birşey yaptım, daha kullanışlı oldu aslında hem ebat

olarak, hem de ağzı fermuarla kapandığı için rahatlık olarak. Astarına da birkaç cep diktim ıvır zıvırı aramayım çantanın içinde diye. Çünkü omuzlarım ve boynum sorunlu olduğu halde kocaman çantalar kullanır, içine de ne bulursam doldururum. Sonra cep telefonum çalar, ben çantanın içinde bulup da açana kadar arayan kişi vazgeçer.

Yukarıdaki fotoğraf çantanın süslü cebinden detay, aslında bu kadar süslü şeyler kullanmam ama bu defa sevdim modeli. Baktım hala elimde kot parçaları var bir de ufak çanta dikeyim dedim, makyaj malzemeleri ya da başka gerekli şeyler için kullanılsın diye. Ne bereketli kotmuş, hala biraz kumaş var geride, bir de cüzdan mı diksem ki?

Aslında çanta falan bahane, maksat vakit geçirmek. Uzun ve sıcak yaz günleri başka türlü bitmiyor çünkü. Ankara'ya sonbahar geldi, yağmur yağdı derken yaz yeniden kendini gösterdi. Monitörde Antalya'da ve Ankara'da 3 günlük hava durumunu gösteren iki pencere var, iki pencerede de 6 adet portakal. Güneş kavuracak anlaşılan.

Yaz öğleden sonraları nasıl bir uyuşukluk çöker insana, zaman akmaz donar adeta sıcağa inat. Hele sevmediğiniz bir yerdeyseniz, sevmediğiniz bir işi yapıyorsanız vay başınıza gelenler. Çocukluğumun yaz tatillerinde babaannemin ve dedemin yanına giderdik. Yazları Ulukışla yakınlarındaki büyük bahçelerine göçerlerdi dedemler. İçinde envai çeşit meyve ağacının, kocaman bir üzüm bağının, bir bostanın yeraldığı bu gözalabildiğine uzanan bahçenin babaannem tek başına hakkından gelirdi. Çok becerikliydi, çalışkan, güçlü, otoriter. Ne yazık ki genç sayılabilecek bir yaşta trafik terörüne kurban gitti. Dedemse bu çalışkan kadına sırtını dayamış bir kral idi. Kral dediysem sanmayın ki astığı astık kestiği kestik biri. Onun krallığı rahatına düşkünlükle, hizmeti ayağına istemesiyle ve beceriksizlikle sınırlıydı. Yaz boyu bahçede keyif çatardı ama babaannemi de hoş tutardı.

Bahçe şehir dışında idi, o zamanın koşullarında da elektriksiz ve susuz. İki katlı kerpiç bir ev vardı bahçenin girişinde ama yalnızca ikinci kattaki büyük oda ikamet için kullanılırdı, diğer bölümler iş için ayrılmıştı. Eğer tatilimiz kuzenlerimin olmadığı döneme denk gelmişse günler geçmek bilmezdi o koca bahçede. Annem öğleden sonraları yatmaya yollardı beni üst kata. Aynı saatler dedemin de uyku saatleriydi. Başını yastığa koyar koymaz şiddetle horlamaya başlardı ve hiçbir kuvvet onu daldığı uykudan uyandıramazdı. Bir yandan dedemin horultusu, bir yandan odanın içinde cirit atan yapışkan karasineklerin vızıltısı öğle sonlarımı kabusa çevirirdi. Bir süre yattığım yerde sağa sola dönüp gözlerimi sıkı sıkı yumarak hayaller kurup uyumaya çalışırdım ama ne mümkün. Evi sallayan horultu ve ağzıma yüzüme konan sinekler canımdan bezdirir, azarı göze alıp uyumadan bahçeye atardım kendimi.

Şimdi ne zaman bir yaz öğleden sonrasını boş geçirsem kendimi artık yerinde yeller esen o bahçede hissederim ve kulağım tetikte dedemin gökgürültüsü benzeri horultusunu beklerim. Ama heyhat Murathan Mungan'ın dediği gibi:
"....
Daha biz kimseye küsmemiş,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi, çok eskiden
....
Geçen geçti
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden"

Kot çantayla başlayıp nerelere geldik. Sıcaklar etkiliyor galiba dağılıp gidiyoruz. Neyse, ben kaçtım. En güzel kot çantalar sizlerin olsun...

7 yorum:

  1. :) Bence de sıcaktan kesin ama çok güzel olmuş, kot çanta modası geçsede buna hayır demem

    YanıtlaSil
  2. Aaaaa... tam benlik! rengi deseni harikaymış.Dikişleri de çok temiz..ellerin dert görmesin Nurşen'cim..çok zevkli..

    YanıtlaSil
  3. ellerine sağlık canım.çok şık olmuş çanta.güle güle kullan.şiiri okudum ya şimdi şarkısını da dinlemek istedim birden:-) sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  4. Kot çanta da güzel, ama kot çantadan yola çıkarak, kendinizle birlikte bizi de benzerlerinin içine sürüklediğiniz çocukluk anılarınız çok daha güzeldi bence. Sade, akıcı üslubunuz galiba bende de aynı duyguları yaratan.
    Psikologlar doğru bulmuyorlar ama.. Ben galiba geçmişimde takılı kaldım....
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Leylak Dalı,
    El becerine hayran kaldım da, asıl o anlattığın öğlen uykusu anısı beni etkiledi.
    Benzer çocukluk anıları bende de var; babaannemlerin bahçeli kerpiç evi, serin bahçe, sinek vızıltılı sıcak yazlar...
    Şimdi bazen çalışma gününün ortasında uyku bastırıyor, elime geçse de uyusam o çocukluk uykularını diyorum.
    :))

    YanıtlaSil
  6. Ne kadar güzel yapmışsınız!
    Bacak içleri eriyip yırtılmış eski kotları atmayayım bari, fikir için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  7. Beğenileriniz için çok teşekkürler. Sizleri çocukluğunuza döndürmeye yardımcı olduysa yazdıklarım sevinirim...

    YanıtlaSil