Bugün sevgili lise kızlarıyla buluşma günümüzdü, uzun yıllar sonra yeniden birbirimizi bulup sanki dün ayrılmış gibi bıraktığımız yerden başladığımız lise kızlarıyla. Her beraberliğimizde araya giren onca sene buhar olup uçuyor ve biz 6 Fen B'nin çılgın kızlarına dönüşüyoruz. Bugünkü toplantının nedeni hem giderayak görüşmek hem de bir arkadaşımızın doğum gününü kutlamaktı. Öğleye doğru hazırlanmaya başladım, geçen seferden ders almamış olacağım ki yine etek giymeye karar verdim ve mecburen yine külotlu çorap. Aman Tanrım, çorapla resmen bir karakucak güreş gerçekleştirdik, Kırkpınar'a katılsak altın kemer kesin bizim olurdu. Ne zor şeymiş yarabbim, iki kere halıda kayıp düştüm, kolumun yırtık kası yine "ben buradayım, varlığımı unutma" diye bar bar bağırdı ve yine onca uğraşıdan sonra dönük giydiğimi farkedip aynı eforu bir daha sarfettim. Bir yandan nefes nefese çorabı giymeye çalışıyor, bir yandan da kendi kendime düşünüyordum; bir film oyuncusu olsam ve rol aldığım filmde çorap giyme sahnem olsa muhtemelen o kadar çok tekrarlanırdı ki çekim sonunda yönetmen fıttırırdı, elde edilecek görüntülerin estetik açıdan nasıl olacağı da hayli tartışma götürürdü doğal olarak. Neyse yokuşlarda ter dökerek, inişlerde tırnak sökerek çorabı giymeyi başardım, sıra aksesuarlara gelince orta şiddette bir küpe krizi yaşandı. Kolyemin takımı olan küpeyi bulamadım, bütün takı kutuları başaşağı getirilip içinde küpe arandı ve bulunamadı. Bu defa kolyeyi değiştirdim, ona uygun küpe ararken bir de baktım az önce aradığım küpe sağ köşeden göz kırpıyor. Yeniden ilk kolyeyi taktım, küpeye elimi attım ve tek olduğunu farkettim, bir fasıl da diğer tekini aradım ve ne yazık ki bulamadım. Tüm takıları karman çorman masanın üstüne yığıp alakasız bir küpeyi kulağıma geçirdikten sonra attım kendimi dışarı (küpesiz çıkmam abi).
"Melbo" idi buluşma yerimiz, ilk gelen ben olmuşum. Rahat koltuklu bir masaya yerleşip kızları beklerken garsonla ahbaplığı ilerlettim. Böyle durumlarda garsonla ahbaplık geliştirmekte fayda var, çünkü bu ahbaplık hizmet esnasında yol, su, elektrik olarak size geri dönüyor. Nitekim mekanda geçirdiğimiz aşağı yukarı dört saatlik zaman süresince genç garsonumuz gak dedikçe et, guk dedikçe su taşıdı bize. Yemek tercihim "Etli Wrap" oldu.

"İnce kesilip sotelenmiş biftek; tortilla hamuru içinde, yanında parmak patates ve salata ile". Böyle yazıyordu menüde, "Etli Wrap" ın açıklaması olarak. Kırk yıllık lavaşın içine dürüm yapılmış et soteyi bize "Etli Wrap" diye yutturup sunumu daha havalı hale getirdiklerini garson bile kabul etti. Lezzeti güzeldi yalnız yanındaki çamaşır ipi uzunluğunda rendelenmiş havuçları ve peçete boyutunda doğranmış marulları yemek epey işkence oldu.
"Melbo" idi buluşma yerimiz, ilk gelen ben olmuşum. Rahat koltuklu bir masaya yerleşip kızları beklerken garsonla ahbaplığı ilerlettim. Böyle durumlarda garsonla ahbaplık geliştirmekte fayda var, çünkü bu ahbaplık hizmet esnasında yol, su, elektrik olarak size geri dönüyor. Nitekim mekanda geçirdiğimiz aşağı yukarı dört saatlik zaman süresince genç garsonumuz gak dedikçe et, guk dedikçe su taşıdı bize. Yemek tercihim "Etli Wrap" oldu.

"İnce kesilip sotelenmiş biftek; tortilla hamuru içinde, yanında parmak patates ve salata ile". Böyle yazıyordu menüde, "Etli Wrap" ın açıklaması olarak. Kırk yıllık lavaşın içine dürüm yapılmış et soteyi bize "Etli Wrap" diye yutturup sunumu daha havalı hale getirdiklerini garson bile kabul etti. Lezzeti güzeldi yalnız yanındaki çamaşır ipi uzunluğunda rendelenmiş havuçları ve peçete boyutunda doğranmış marulları yemek epey işkence oldu.
Sempatik garsonumuz arkadaşımızın doğum günü şerefine çikolatalı ıslak kekleri güzel bir sunumla hazırlayıp mumları da yakmış olarak getirdi ve kutlamamıza renk kattı.
Kalan zaman bardaklar dolusu çay, bol muhabbet, lise anıları, öğretmenlerin dedikodusu, poz poz fotoğraf, kahkaha ve şamata ile geçti. Bir arkadaşımızın gittiği tatilden hepimize hediye getirdiği hem takı olarak kullanılan, hem de eklem ağrılarına iyi geldiği söylenen mıknatıslı boncukları kimimiz kolye olarak boynumuza, kimimiz bileklik olarak kolumuza doladık. Bu hediyeden ilham alarak bundan sonraki doğumgünlerimizde birbirimize tansiyon aleti, varis çorabı, şeker ölçüm cihazı, dizlik, yün korse gibi hediyeler alma önerim hiddetle ve şiddetle reddedildiği gibi ayrıca aynı hiddet ve şiddetle kınama cezasına çarptırılmam uygun görüldü. Kestim sesimi ve önerimi geri aldım. Hava kararmaya yüz tutmuşken pek memnun kaldığımız garsonumuzla vedalaşıp bir dahaki toplantıda kadrolu garsonumuz olması yolunda söz aldıktan sonra ayrıldık mekandan. En kısa zamanda yeniden buluşmak dileğiyle...
































