.

.
.

29 Aralık 2017 Cuma

GİDİYOR GALİBA ARKADAŞ, GİTSİN VALLA :)

"Erken ağardı saçlar, yılların günahı ne" demiş şair, demiş demesine de yıllar da az değil hani, çoğu canımıza okuyup gidiyor, 2017 de onlardan biri oldu. Memleket gündemi, gündemin bireysel izdüşümleri, sıkıntılar, sağlık sorunları vs vs. Cevriye bütün bir yaz boyu dizimde ikamet edip Ankara günlerini burnumdan getirirken onu kıskanan başka misafirler de doluşuverdi aynı bacağa. Kaynar çaylar mı dökülmedi, lipom operasyonları mı geçirilmedi, pedikür kazasına uğrayıp bir ay ayak parmağımın acısından sandalete mahkum mu olunmadı. Sözün özü uzun zamandır tıp dünyasıyla bu kadar içli dışlı olmamıştım, ne diyeyim Allah beterinden korusun. Neredeyse yıl biterayak ayak parmağında yaşadığım sıkıntıyı el parmağında da yaşayacaktım ki direkten döndüm. Manikürden, pedikürden sıyrılan sıtkımı biraz ferahlatmak için kuaföre götürüp en azından törpü-oje yaptırıyordum ki kalfa kendini eskrim karşılaşmasında zannedip törpünün ucunu tırnağımın dibine saplayıverdi. Bugün 15. gün ve ancak toparladı kendini, biri benim el ve ayak parmaklarıma büyü yapmış olabilir mi 😀

Bu sevimsiz 2017'nin son günlerini Ankara'da geçirmek bana iyi geldi, o etkinlikten bu etkinliğe koşup duruyorum, kızkardeş, çocuklar da aynı şehirde olunca tadından yenmiyor. Çarşamba günü yine biletlerini Antalya'dan aldığım "İhanet" isimli oyuna gittik Küçük Tiyatro'da. Evkaf Apartmanı'ndaki güzel salonda izledik oyunu, hayatımdaki ilk tiyatro oyununu izlediğim mekanda. Komşumuz götürmüştü beni "Peter Pan" piyesine. Hayranlıkla izlemiş, günlerce zihnimde tekrar tekrar canlandırmıştım oyunu. Peri "Tinker Bell"i "Çın Çın Zil" olarak tercüme etmişti oyunu sahneye koyan veya artık her kimse. Bu seferki oyunu Nahit Sırrı Örik yazmıştı, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gelişmekte olan Ankara'da geçiyordu olay. Sahneye koyuş biçimi çok değişik ve güzeldi ama oyuncular için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Girişte bizi laternacılar, omuzunda film afişi taşıyan çığırtkanlar, "Ankara Hatırası" çekmek için bekleyen seyyar fotoğrafçılar karşıladı. Eh bir Ankara Hatırası çektirdik tabii ki, kaçırır mıyız. Sonra da oyunu izlemek için içeri girdik. Oyunun belirli bölümlerindeki arkadaki penceremsi oval bölüm ışıklandırılıyor ve saz sanatçıları çalmaya başlarken Müzeyyen Senar rolündeki oyuncu da şarkı söylüyordu. Biz de o şarkıyı güya radyo veya pikapdan dinliyor oluyorduk. Güzel düşünülmüş bir reji idi ama dedim ya oyunculuk biraz yetersiz geldi, yine de emeklerine sağlık, izledik, çıktık. 


Dün ise çok keyifli bir etkinlikte idim, daha doğrusu etkinliğin başkişisi bendim. Yayınevi Ankara'ya geleceğim haber verince bir imza etkinliği düzenledi. İkindi üstü yayınevinin ofisinde gerçekleşti, hem sohbet ettik, hem imzalaştık. Ummadığım kadar kalabalık oldu, sürpriz konuklar oldu, kısacası çok sıcak, samimi, beni çok mutlu eden saatler geçirdik. 2017 bütün yıl yaptıklarını affettirmek için son günlerinde bir kıyak yapayım dedi zahir. Bu vesileyle beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma, sevgili lise arkadaşlarıma, blog ve instagram takipçilerime, akraba ve ahbaplara, genç kardeşlerime ve yayınevi ekibine candan teşekkür ediyorum, sağolsunlar varolsunlar. Masamı gerçek anlamda, ruhumu manevi anlamda çiçek bahçesine çevirdiler, iyi ki varlar. 

Son bir teşekkür de aşağıdakine, yoldaşım Charlie'ye, beni bir saniye yalnız bırakmadı 😀 Seviyom seni velet 😀

Yarın "2017'nin En'leri" yazısında buluşmak üzere...

10 yorum:

  1. bu nasıl bir hafızadır yahu, valla özenilir :)

    YanıtlayınSil
  2. İmza günü etkinliği fotoğraflarını IG'de gördüm ve inanın sizin kadar mutlu oldum. Buluşmanın sıcaklığı hissediliyordu. Böyle keyifli imza günlerinizin, kitaplarınızın çoğalmasını dilerim. Mutlu yıllar Leylak Dalı...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, eminim ki mutlu olmuşsunuzdur, ben de sizden yayılan sıcaklığı hissediyorum çünkü. Mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yıl dilerim...

      Sil
  3. 2018 de mutlu anılarla doldurun inşallah...
    Nice mutlu yıllara ♥

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah diyelim hepimiz için, mutlu sağlıklı yıllar olsun...

      Sil
  4. Yeni yılda bol imza günleriniz olmasını dilerim. Mutlu yıllar.

    YanıtlayınSil
  5. Merhaba.
    Uzunca bir suredir blog dunyasindan uzak kaldigim için bu guzel olaydan haberim yoktu.
    Sizin adiniza çok sevindim. Hayirli olsun. Kitabinizin ismide çok guzel, çok naif.
    Tebrik ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güngör hanım merhaba, sizi özlemiştik nerelerdesiniz? Bebek büyümüştür herhalde, keyfiniz, huzurunuz bol olsun, eşinize selamlarımı iletin.
      Evet sonunda bir kitap çıkarmayı başardım, çok teşekkür ederim, sevgiler yolluyorum...

      Sil