.

.
.

3 Eylül 2013 Salı

EYLÜL GELDİ BİLE

Fesleğen çiçeğe durmuş, mandalinalar da manav standlarına yerleşmiş, eh Ankara için sonbahar vaktidir. Yavaştan sıcak iklimlere yelken açmak gerek. Hem evimi de fena özledim. Festival zamanına kadar Ankara beni misafir etsin bakalım 1 ay daha, sonra Abbas yolcudur, uzatmalı ve çok sıcak olmayan bir yaz yaşamaya Antalya'ya.

Hafta sonu yine zorunlu alışverişler nedeniyle çarşılarda geçti. Uzun zamandır girmediğim mağazalara girip çıktım, kimi zaman iş bitirici elemanlara, kimi zaman zoraki iş yapan elemanlara denk geldim. Bazısı dükkana giren kimmiş diye kafasını çevirip bakmadı, bazısı neredeyse kolumuza yapışıp bırakmadı. Tüm mağazalarda erkek reyonları ya üst, ya alt katlarda, merdiven inip çıkmaktan helak oldum. Tezgahtarlar senin zevkini senden iyi bilip zorla mal satma ve sevimsiz olma yarışına girmiş gibiydiler, hasılı bir nevi küçük çaplı savaştan çıkmış gibi döndük akşam eve. O yorgunlukla Pazar günü hiç yerimden kalkmadan elimdeki kitabı okuyup bitirdim, Adnan Binyazar'dan "Masalını Bitiren Dev". Çocukluk anılarını anlatmış, pek içler acısı bir çocukluk geçirmiş, hüzünle tamamladım kitabı. Bitirir bitirmez de elime yeni bir yazarın kitabını aldım: "Büyükler Ölünce Toprağa Gömülür/Nezih Erdoğan". Bu da bir kurgusal anı kitabıydı ama daha yenilerden, 70'li yılların başında Eskişehir'de geçen bir çocukluğu anlatıyordu yazar. Dün akşam da o bitti, bu sabah elime Orhan Pamuğun bir çeşit derleme özelliği taşıyan yeni kitabı "Ben Bir Ağacım"ı aldım. Adam kelime büyücüsü gibi, yazıyor işte.

Bu aralar yegane kültürel etkinliğim kitap okumak, inşallah Ekim ayında evimize rücû edince sinemayla başlar, konserle devam eder, tiyatroyla bitirir, sergileri de ihmal etmeyiz. Bugünlük bu kadar bilog, daha Kitaplık Kurdu'nun hatırını almam, ardından da zeytinyağlı biber dolması pişirmem lazım. Bu arada sezonun ilk mandalinasını az önce yedim, mutluyum :)

14 yorum:

  1. Eylül bizim buralara da çok bol rüzgarla geldi..Dışarıda deniz ve güneş pırıl pırıl olsa da biraz daha içerilere kapandık..Seviyorum ama Eylül'ü..Bu arada bende ilk mandalinayı kabuğu biraz yeşil olsa da bu hafta yedim ..Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylül'ü ben de severim ama 2 gündür Eylül kendini Aralık sanmaya başladı Ankara'da :)

      Sil
  2. Asıl üzümler eylül'e asılı gelir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzümle pek işim yoktur, ben korukçuyum :)

      Sil
  3. mevsim değişiyor artık eee yeridir Antalya çok sıcak dı Ankaranın serin havası iyi geldi ilk mandalina için afiyet olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Ankara'nın serin havası iyiydi de dünden beri abarttı galiba, donduk :)

      Sil
  4. Fesleğenin çiçek açtığını bilmiyordum; öğrendim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açar Özlemcim, sen eve hiç fesleğen almadın galiba :)

      Sil
  5. Ooo! Bu ne acele. Eylülün üçü daha. Mandalinalar yenmiş. Bende şu an Sinopta üç dört ay geçireceğim bir ev hayalindeyim. Annemin evini bir elden geçirsem kafama göre. İyi olur değil mi? Ne dersin? Ara sıra kaçar giderim hem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mandalina ve portakalın ilk çıkan ekşilerine bayılırım Mihribancım, tatlanınca yüzlerine bakmam :)
      Valla pek güzel olur Sinop'taki ev işi, bakarsın ara sıra ziyaretine bile geliriz :)

      Sil
  6. Leylağım,
    Sana kalsa Ankara'ya kış da geldi ya!...
    :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geldi valla Ekmekçim, "yak şu kaloriferi kapıcı, donuyoruuuz" moduna geçtik neredeyse :)

      Sil