.

.
.

27 Aralık 2010 Pazartesi

BİR KİTAP-BİR HAYAT

Bu sabah kahveme tombul yanaklı Balzac, Haruki Murakami, iki tane kırmızı geyik ve Lale eşlik etti. Lale manevi varlığıyla yanımdaydı tabii ki, olmaya da devam etsin her zaman, bu güzellikler ondan geldi zaten. Onun çok sevdiği Murakami'yi ben de onun elinden tanımış olacağım ki harika olacak. Tombul yanaklı, derbeder görünümlü Balzac'a gelince zamanında çok okumuşluğum vardır kendisini, ilk "Eugenie Grandet" ile tanıdım onu, babam getirmişti bir iş dönüşü. Hayat Yayınları'nın Dünya Klasikleri serisinden ciltli ve renkli kapaklı bir kitaptı, ortaokul 1 ya da 2 deydim sanırım, dili biraz ağır gelse de zevkle okumuştum. Sonra "Vadideki Zambak", "Goriot Baba", "İki Gelinin Hatıraları" gibi çok bilinen romanları girdi okunma sırasına. Yaz tatillerinde Yenimahalle İl Halk Kütüphanesi'nin müdavimi olduğum, hatta bazen sabah aldığım kitabı öğleden sonra bitirdiğim ve yenisini almak için tekrar gittiğimde görevliden azar işittiğim, adeta su içer gibi okuduğum günlerdi. Klasiklerin pekçoğunu o zamanlar hatmettim zaten, sonrasında daha çağdaş yazarlara merak saldım, Balzac da Yenimahalle gibi tatlı bir hatıra oluverdi hayatımda. Bugün o kupayı ve bloknotu elime alınca içimde yeniden bir kitabını okumak için müthiş bir istek duydum. Uzun yıllardır görmediğim biriyle karşılaşmak gibi olacaktı bu okuma, hatta ilk okuduğum kitabıyla "Eugene Grandet" ile başlamalıydım ki kendimi Yenimahalle'deki evimizin o bol ışıklı küçük salonunun girişinde duran, adeta mülkiyetime geçirdiğim "küçük divan" dediğimiz somyanın üstünde, "Hanım dilendi, bey beğendi" denilen teknikle rengarenk örülmüş, göbeği ponponlu yastığıma dayanmış, öğle sonu rehavetiyle tasasız, huzurlu hissedebileyim. Lakin bunun için biraz sabretmem lazım, zira kitap Antalya'daki kitaplığımda. Aynı kitabı okumalıyım; böylece sayfanın dokusu, kokusu, kıvrılmış bir yaprak ucu, arada unutulmuş kurumuş bir papatya, varsa bir not, bol sulu bir şeftalinin damladığı yerde bıraktığı leke, daha oturmamış el yazımla kapağın içine yazdığım ismim alsın götürsün beni o kitabın evimize girdiği yıllara. Böyledir kitaplar işte, bazen hayat incecik bir cildin içine saklanabilir ve açtığınız yerden kucağınıza anılar dökülüverir...

Not: Bugün uzun bekleyişten sonra postacılar bana çalıştı; Neduk, Sinem, Zeren, Zeynep, Zübeyde, Aslıhan hepinize kucak dolusu teşekkürler, bu da yarınki postun konusu olsun...

19 yorum:

  1. Sizin yazdıklarınız okumak,yüreğime huzur veriyor.Teşekkürler,yüreğinizin güzelliği gibi tebessümlerle dolu yeni bir yıl dilerim.Sevgiyle kalın...
    Ve bloğuma uğrar sözcüklerime yorum yazarsanız,sevinirim...

    YanıtlayınSil
  2. Umarım benim kadar sversin Murakamiyi, bir yerde bir gökte egzmeyi O'nunla, alttan alttan müzik duymayı, konuşan kedileri...
    Balzac özellikle seçildi... Bizim gibi ortaokul yıllarında Balzac okuyan kaç kişi kaldı ki... Ben de Köy Hekimini okumak isterim yeniden...

    öptüm çok leylak Dalıcım

    YanıtlayınSil
  3. Şimdi siz ankaradasınız ya idayı diyorum sizinle bıraksam bu dinginlik bulaşır mı ona da:) Masaj gibisiniz ruhlara.

    YanıtlayınSil
  4. Ben yenice bitirdim Sahilde Kafya`yi cok sevdim ,benzetmelere bayildim umarim seversin

    Sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  5. Kitapların yaşanılmışlığı... Bazıları her ne kadar hırpalanmış kitap sevse de ben nedense ilk günkü halinde kalmasını isterim hep. Bu yüzden de gözüm gibi bakarım hepsine. Kitaplara nesne olarak da aşığım diyebilirim belki de...

    Ben de size bir kartpostal göndermek isterim. Hatıra olur, belki siz de bana gönderirsiniz değerli hocam.

    Kıymetli yorumlarınızı ve cevabınızı bekliyor olacağım.

    Sevgiler :)

    Kubilay

    YanıtlayınSil
  6. annemle babamın çok büyük bir kitaplığı vardı. gerçekten de küçük yaştan itibaren pek çok romanı okudum ben de. çocukların erken yaşlarda kitaplarla tanıştırılması o kadar önemli ki. bugün kokina sordum. gelmeyecek dediler. ben de sizinkiler gibi bir demet aldım, her yıl alırım. aklıma geldiniz.:))
    sonra eve gelince postamda kartınızı gördüm. içine yazdıklarınız beni çok mutlu etti.geniş pencerenin önüne koydum onu. sevgiler kocaman.

    YanıtlayınSil
  7. eyvah,benim kartım elinize ulaşmadı mı hala..sevgiler.

    YanıtlayınSil
  8. eyvah,benim kartım elinize ulaşmadı mı hala..sevgiler.

    YanıtlayınSil
  9. Bir tek ben değilmişim demek ki leylak hocam kitapların yaşanmışlığına inanan,sevindim.Koklarım bazen ben de:)) arasından kağıt parçaları bulurum hazine bulmuş gibi sevinirim.Balzac ve Orhan Pamuk, kızma bana ne alaka diyeceksin ama ikisi de başalyıp bitiremediklerimden, belki de kafamın iyice boşalması gerekiyordur kimbilir, yeni yayın dönemimde okurum belki...Sevgiler, nice mutlu yıllar..Sinem

    YanıtlayınSil
  10. Sahilde Kafka Ocak ayı kitaplarımdan biri. Henüz elime geçmedi. Heyecanla bekliyorum.

    Postacının sana çalışmasını çok kıskandım:-) Ben bizimkinin geçen seneden beri yüzünü görmedim desem yalan olmaz.

    Bu arada benim blog yine görüntülenmiyor:-(

    YanıtlayınSil
  11. Kunecim, ben de ilk kez okuyacağım Murakami'yi, yeni yılın ilk kitabı olsun istedim. Bakalım nasıl bulacağım.
    Postacı yeni yıl nedeniyle başlattığımız kart etkinliği sayesinde çalışmaya başladı bana ve diğer katılanlara. Meğer ne kadar özlemişiz posta kutusunda fatura dışında birşey bulmayı.
    Önbellekten izlemeye devam edeceğim, yazmayı bırakma lütfen, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  12. Kaymaklı Kadayıfcım,
    Kitaplar kadar iyi tanıklık eden var mıdır hayata?
    Orhan Pamuk'un Yeni Hayat dışında tüm kitaplarını zevkle okuduğum söyleyeyim ben de, kimbilir sen de rahat zamanlarında farklı bir keyif alırsın. Hadi bakalım şafak 4 galiba:))

    YanıtlayınSil
  13. Sevgili Selma,
    Henüz gelmedi ama posta çok ağır bizim mahallede, yakında gelecektir eminim:)

    YanıtlayınSil
  14. Sevgili Nihan,
    Çok teşekkürler güzel sözlerinize. Yolüstünde arka arkaya çiçekciler var o nedenle kokina bol bu aralar bizim buralarda. Ben de sizin gibi onlarsız eksiklik hissederim yılbaşlarında.
    Kütüphaneli bir evde büyümek ayrıcalıktır bence, insana çok şey katıyor, değil mi?
    Sevgiyle...

    YanıtlayınSil
  15. Kontrast,
    Kitaplarıma ben de çok özen gösteririm, hepsi de yeni alınmış gibidir ama son zamanlarda cimrilikten caydım, paylaşıyorum okumayı seven kişilerle. Ne yazık ki herkes benim kadar özen göstermiyor, kitap ya geri dönmüyor ya da tanınmayacak şekilde geri geliyor. Yapacak birşey yok ne yapalım, okunsun da.
    Yan tarafta mail adresim var, adresini bırakırsan bir kart da sana gelir...

    YanıtlayınSil
  16. Serrose,
    Lale ve Zero beğendiğine göre kitabın güzel olduğuna eminim neredeyse, sen de beğenmişsin, referanslar arttı yani. Haydi bakalım hayırlısı.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  17. Nehir İda,
    Beni şımartıyorsun:))
    Dediğim gibi yolla İda'yı, ya sakinleşir ya da daha azmış olarak geri döner:)))

    YanıtlayınSil
  18. Lalem,
    Seveceğimden eminim zaten, sen beğendiğine göre, gezelim bakalım yerde gökte:)
    Klasikleri yeniden mi okusak ki:))

    YanıtlayınSil
  19. Nehire,
    Çok teşekkürler o içten, güzel sözlerinize. Size de çok güzel, sağlıklı, huzurlu bir yıl diliyorum. Blogunuzu takipteyim emin olun. Sevgiler...

    YanıtlayınSil