.

.
.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

YILDIZ İZİ*


Çok keyifli, keyifli olduğu kadar da yer yer hüzünlü bir kitaba başladım Murakami'den bir teneffüs izni alarak. Sivas'ta Madımak yangınında ölen şair Metin Altıok ve felsefeci-eleştirmen Füsun Akatlı'nın kızı Zeynep Altıok Akatlı'nın çocukluğundan beri evlerine girip çıkan sanat , kültür ve düşün adamlarını anlattığı bir kitap bu. Bilge Karasu'dan Metin Eloğlu'na, Ruhi Su'dan Abidin Dino'ya, Nezihe Meriç'ten Salah Birsel'e, Leyla Erbil'den Selim İleri'ye kimler yok ki sayfalar arasında. Bedenleri bu dünyadan göçüp gitmiş bu değerli insanların anılarını okudukça hüzünleniyor bir yandan da tanıma şansına sahip olduğu için Zeynep Altıok'a imreniyorum. Kitabın son bölümleri ise yazarın annesi Füsun Akatlı ile babası Metin Altıok'a ayrılmış. 

"Soluğuna bir küçük kuş tünemiş
Gölgen yıldız dolu, gökyüzünden biçilmiş"
dizeleriyle başlıyor kitap Metin Altıok'tan alıntı yaparak. İlk Bilge Karasu'yu anlatıyor, öyle güzel anlatıyor ki Bilge Karasu'nun amcanız, dayınız, ne bileyim herhangi bir yakınınız olmasını istiyorsunuz. Ve şu güzel satırlar kalıyor belleğinizde:
"Kendi anılarımız, başkalarının bizimle ilgili anıları... Anılardan başka birşey değiliz. Meğer ki bir başka anı yumağı; yani bir çocuk, bir oğul, bir kız doğurmuş, doğurtmuş, büyütmüş olalım. Ya da bir yapıt bırakmış olalım ardımızda. Eylemlerimiz zaten anı olacaktır."

Bir gönül adamı olarak anlattığı Metin Eloğlu'nun:
"Yaşamak istiyorum
Yaşamak istiyorsun
Yaşamak istiyor
Böyle şiir olmaz diyeceksin, biliyorum
Ama böyle dünya olur mu?"
dizelerinden sonra Ankara sevgimi paylaşıyor şu saptamalarla: "Ankara'nın insanlığını, İstanbul'un görkeminin yanında kalplerdeki mağrur yalnızlığını, hüznünü severim."

Tomris Uyar'ın herbiri ayrı bir karakter olan kedileriyle keyiflenip Ruhi Su'nun babasının cenazesinde tok sesiyle söylediği türküyle kederleniyorsunuz:
"Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısına ben sorulmazam
Kalsın benim davam divâna kalsın"

"Nezim" diye andığı Nezihe Meriç'in kendisine gelen papatyaları su dolu bir çanağa itinayla yerleştirişini öyle güzel anlatmış ki dün akşam bana gelen papatya demetini ben de aynı usulle düzenledim bu çok sevdiğim öykücü için öbür tarafa bir selam göndererek.  "Nişanlım" olarak hitap ettiği Salah Birsel ile "Boğaziçi'nde şıngır mıngır" bir gezinti yapıp Abidin Dino'nun bir deseni üzerine Metin Altıok'un yazdığı bir şiiri okurken soluklandım:
"İnsan dediğin
Saçaktaki güvercinin 
Farkında olacak
Ve bir çiçek açacak 
Kendince.
Bu aşk var ya, bu aşk
Dikkat!
Yangından ilk kurtarılacak."

Kitapta daha çok anı, çok insan, çok duygu var, anlatsam bu yazı uzadıkça uzayacak. Sonuç olarak Yaşar Kemal'in dediği gibi "O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler". Yine Metin Altıok'tan dizelerle bitireyim:
"Nereye baksam gördüğüm sığlık.
Bungunum ve suskun,
Boğazımda yıllanmış bir çığlık."

*Yıldız İzi/Zeynep Altıok Akatlı
Doğan Kitap/Mayıs 2011

10 yorum:

  1. "İnsan dediğin
    Saçaktaki güvercinin
    Farkında olacak
    Ve bir çiçek açacak
    Kendince.
    Bu aşk var ya, bu aşk
    Dikkat!
    Yangından ilk kurtarılacak."

    bayıldım, ne kadar güzel bir yazı.
    not defterime not alıyorum hemen,
    kitaplarım bittiğinde almalıyım ve okumalıyım özenle..

    öneri için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel okuyorsun okuduğunu ve ne güzel anlatıyorsun hakettiği biçimde.
    Kutsal bir iş yqaptığını düşünüyorum güzelliğe değerini vererek.
    Çok şairane gibi oldu ama emin ol hiç zihnimde sıralamadan, tamamiyle duygularımla yaptım yorumumu.

    YanıtlaSil
  3. Leylak Dalıcım, sen söylemesen bu kitabı almak aklıma bile gelmez demiştim sana. Sen kitap alırken cevherleri bulup çıkartıyorsun sanki...
    öPÜYORUM SENİ ÇOK ÇOK

    YanıtlaSil
  4. Kİtapçıda görsem gözümden kaçcak bir isimdi bu. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. "Nereye baksam gördüğüm sığlık"
    Gitgide daha da sığlaşıyor memleketimiz. Ne acı değil mi? Ne kadar sevse de üzerinde yaşadığı toprakları, kendini ait hissedememek...

    YanıtlaSil
  6. Büyük bir gazeteye kitap eleştirmeni olmalısın sen. Herhalde öğretmenlik kadar severdin o işi de:))

    YanıtlaSil
  7. Bir aralar sanki Milliyet Sanat'ta bu tarz yazılar yazıyordu Zeynep Altıok, keyifliydi. Sizin yorumlarınız da aynı derecede keyifli. Yazmasanız belki gözümden kaçardı, belki de okumaya niyetlenmezdim. Hemen alıp okuyacağım ben de.

    YanıtlaSil
  8. Listeye alındı bile Leylak'cım :))

    YanıtlaSil
  9. canımmm harikasın
    seni okumak iyi geliyor bana
    sağolasın

    YanıtlaSil
  10. Bilge karasunun söylediklerine gönülden katılıyorum. Anılarla bir zincir oluşuyor hayatımızda. Birşeyler paylaştığımız her kimseyi bir ömür boyu taşıyoruz omuzlarımızda.

    YanıtlaSil