Sayfalar

23 Şubat 2026 Pazartesi

RESET 5 /DÜRİYE'MİN GÜĞÜMLERİ KALAYLI :)

Üstüste yazıp da eşlikçilerimin fazla önüne geçince utandım, kendime hafta sonu izni verdim. Güya sabah yazacaktım lakin bu vakti buldum. Nazar ettiniz bana Resetçiler, gideyim nefesi kuvvetli bir hoca bulup kendimi okutayım 😂

Hafta sonu okuma konusunda kendimi resetledim arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndüm, pek mutluyum. Meğer kabahat bende değil, kitaplardaymış. iyi kitabı bulunca su aktı yolunu buldu. "Beyaz Dünya" tam dişime göreymiş, zaten Livera Yayınevi'nden okuduğum kitapların hemen hiçbiri yanıltmadı. 2 günde yarıladım kitabı-ki 410 sayfa-yarına da bitiririm diye düşünüyorum. Oh be, dünya varmış, okunası kitaplar varmış. 

Bugün ise tam blog yazmaya oturacaktım ki çalışma masası biraz tozlu göründü gözüme. Dur şurayı sileyim öyle dedim, hadi silmişken elektrik süpürgesi gelsin, bir de halıyı süpürelim oldum. Eh süpürgeyi yerinden oynattım madem diğer odalara da girdim. Yahu süpürdün, tozları da alıver, oh benim güzel kızım dedim kendime, anneannem bizi öyle kandırırdı. Tozları da aldım. Sonra baktım bir hıçkırık sesi, mutfaktan geliyor. "Benim başım kel mi?" diye ağlıyormuş garibim. Onun da hatırını aldım, aa bir de baktım saat iki olmuş. Ankara'ya çocuklara tarhana gönderecektim, PTT üçten sonra kargo almıyor, alırsa ertesi güne kalıyor. Giyindim, evi temizlemiş olmanın keyfiyle çıktım. Allahtan PTT şubesi bizim sokağın köşesinde, kimseler de yoktu, çabucak hallettim işimi. Dedim yağmur-çamur tıkıldım evde, şu güneşli havada biraz yürüyeyim. Fotoğrafçıya ve markete de uğramam gerekiyordu, önce 6000 adımlık bir tur attım fazla uzaklaşmadan. Fotoğrafçıya tab için birkaç fotoğraf bıraktım, sonra da markete uğrayıp alışverişimi yaptım döndüm. Sabah Bafta ödüllerini okumuş ve En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Robert Aramayo'nun Touret sendromlu bir genci canlandırdığı "I Swear" filmini izlemeyi kafaya koymuştum. Eh kafaya koyduğunu hemen yapmazsan unutursun. İzledim ve beğendim, tavsiye ederim. 

Tam yine blog yazısına niyetlenmiştim yiğenimiz aradı, kızıyla birlikte ziyarete geldiler. Ve ben ancak oturabildim yazının başına. Epey hareketli bir gün olmuş değil mi?

Haydi bugünlük bu kadar olsun, bitirirken şu güzelim anemonlar da size gelsin:

Günün kitabı: "Beyaz Dünya" devam
Günün filmi: "I Swear"
Günün Storytel dinlemesi: "Deniz Feneri"ne devam


10 yorum:

  1. Oh! Mis gibi verimli bir gün olmuş. :)
    Anemonlara bayıldım, ne güzel renkleri. ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir köylü amcanın tezgahından aldım anemonları, endemik bitki Antalya'da, çok narin ama çok güzeller...

      Sil
  2. Bir haftayı geçtik daha iki yazıda kaldım ben. Siz ne güzel beşinciyi de yazmışsınız kendinizi tutmanıza rağmen. Su gibi akıyor sanki kaleminiz (klavyeniz), bayılıyorum yazılarınıza. Sanki beş dakikada Beşiktaş, çabucak yazılıyor. Halbuki ben dura düşüne epey zamanda yazabiliyorum. Neyse ki sabit bir düzenimiz yok bu sefer. Maksat buluşmak, bir arada olmak... Çiçekler çok güzel, bu arada....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama ne güzel sözler bunlar sevgili Leylan. Bazen ben de şaşıyorum, ne yazsam diye oturduğum klavyenin başında çağıldıyor kelimeler. Yazmayı seviyorum, sanırım ondan. Seyrek de yazsanız kabulumuz önemli olan şurada bulaşmak. Çiçeklerin keşke gerçeğini yollayabilsem. Çok sevgiler

      Sil
  3. en sevdiğim şeylerden biridir şöyle elimden bırakmak istemediğim bir kitaba rastlamak. son yıllarda gittikçe daha az. oysa eskiden uyumadan okuyup bitirdiklerim olurdu. ben mi yaşlandım da beğenmez oldum yoksa artık böyle kitaplar mı azaldı derken yazınızı okumak iyi geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Epeydir rastlamıyordum Şulecim, Beyaz Dünya çok iyi geldi ve dün gece bitirdim. Tavsiye ederim. Puntolar da çok uygun yakında zorlanan gözlere.

      Sil
  4. Ben de dün sonunda şu 525 sayfalık Tomas Nevinson'u bitirdim. YKY'nin minnak puntoları ve sayfa büyüklüğüyle 600 da denebilir. Bir müddet bu kadar kalın kitap okumayacağım aaa. Berta Isla (435 sayfa) üstü Tomas bitirdi vallahi. 2,5 aydır elimdeydi (ne söylendim ne söylendim peff). Neyse arada Bahçıvan ve Ölüm'ü de okudum şükür. Takılma duygusunu sevmiyorum kitap okurken. Kavga ediyorum sonra, yazık değil mi? :) İki kitap da güzeldi güzel olmasına da benim şu an bu kadar uzunu kaldıracak yerim yokmuş.
    Filmlerden de One Battle After Another'ı izledim. Dünyanın geldiği yere söylene söylene, bu Amerika'nın daha ne işler açacağını düşüne düşüne..Çekimleri beğendim, BAFTA'yı haketmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstüste uzun, hem de YKY puntolarıyla sana çok hak verdim. Bak ben Beyaz Dünya'yı okuyorum ya, o da 410 sayfa ama puntolar ve marjlar 40 yaş üstüne göre tasarlanıp kağıt masrafından kaçınılmamış. YKY nin arkasında koca banka var, hala tasarruf derdinde. Küçük bir yayınevi ise tam tersi.
      Kaptanım Sırat'ı mutlaka izle derim, hazır Mubi'ye gelmişken, ben hala etkisindeyim...

      Sil
  5. Ben de tıkandım yazmakta. Ofiste iki mail arası yazarım diye her gün niyetleniyorum, ama iki mail arası başka mail oluyor. Bir telefon oluyor. Bir toplantı oluyor. Ama Mikroscope'un kısa öyküsünü bitirdim neyse ki. Leylan hakli; sanki oturuyorsunuz ve su gibi akıp gidiyor kaleminiz. Darısı başımıza. Bizim sular cılız, kesildi kesilecek.
    Anemonlar göz alıcı. Gönlüm açıldı.

    YanıtlaSil
  6. bir söz vardır doğru mu hatırlıyorum bilmem ama acil bir iş varsa işi çok olana ver derler zira aradan onuda çıkarır..maşallah maşallah..öyle oluyor tabi ev işi özellikle çorap söküğü o yüzden hiç başlamamak en iyisi :))) imza bendeniz tembel hatun :)

    YanıtlaSil