Sayfalar

4 Nisan 2026 Cumartesi

UYKUSUZ SAYIKLAMALAR

Gecenin üçünden beri uyanığm, bu ara uykularım çok kötü, Magnezyuma ara vermiştim, sanırım başlamam gerekecek. Uyandığım andan itibaren tekrar uyuyabilmek için elimden geleni yaptım ama olmadı. 60 sayfa kitap okudum, canlarım bitene kadar şeker patlattım, uyku teşrif etmedi. Döndüm durdum yatakta, sonunda sabah ezanı okunurken kalkıp duşa girdim, en azından uykusuz gözlerim  ve saman gibi kafam kendine gelsin diye. Aynı şeyi dün gece de yaşadım ama bu kadar uzun sürmemişti, bir ara kalkıp evin içinde dolandım, pencereden dışarı baktım ve çınarın sallanan yapraklarının üstünde gümüş bir tepsi gibi parlayan ayı gördüm. O kadar güzel bir görüntüydü ki ninni etkisi yaptı sanırım, yatağa dönünce uyku da geldi ama bugün ııh, ne ettiysem uğramadı yanıma. Alacağı olsun.

Çınar dedim de, canım benim yeşil giysisini giydi, küpelerini de taktı, Bahar Hanım gelsin diye bekliyor ama o da görünürlerde yok, benim uyku ile elele verip bir yerlere mi kaçtılar nedir?

Yine isli, sisli, pis puslu bir güne uyandık. Antalya böyleyse başka yerler nasıldır kimbilir. Çöl tozu yetmezmiş gibi her yer kırmızı çamur. Sokağın karşısında su patladı hafta başında, iki gün boyunca en az beş kere ASAT'a telefon edilip bildirildi durum, gelen giden olmadı. Sular küçük bir derecik halinde yan sokağa sapıp caddeye kadar uzandı. Tonlarca ziyan. Sonunda gelebildiler koca makinelerle, hortumlu fil gibi yukarılara kadar su püskürterek tamir ettiler. Haliyle kazdıkları yerden çıkan Antalya'nın hematit içeren meşhur "terra rosa" toprağı suyla birleşip şahane bir kırmızı çamur oluşturdu. Tüm sokak vıcık vıcık. Güneş olmadığı için kuruyamıyor, yeterli yağmur yağmadığı için de akıp kanalizasyona gidemiyor, bakalım ne kadar çekeceğiz. Çöl tozları, kırmızı topraklar ve polenler alerjimi tetikleyip gelemeyen bahara öksürüksel besteler yaptırıyor. 

Mevsime uygun bir kitaba başladım uyuyamadığım gecede: "Kıştan Sonra". Kitabın adını totem yapacağım baharın gelmesi için. Yağmurdan fırsat bulup yürüyüş bile yapamadım kaç zamandır, metalik dizlerim rutubetten adeta paslandı. Yürüyüş yapamayınca çiçeklenen ağaçları da kaçırdım. Kıbrıs akasyalarının sarı ponponları yağmurla eriyip gitmiştir, umarım mor salkımlara yetişirim solmadan. 

Mahalle hafta sonu rehavetinde, ses soluk yok, tek işitilen kumru kuğurtusu ile yolun karşısındaki Medikalcinin kendi bit kadar ama sesi arşa çıkan köpeğinin hevhevleri. Kumrular sabah pencerede gölgemi görür görmez balkon demirine üşüşüp "Guguukgukguggurugukgururuguuuk" diye sesleniyorlar. Tercümesi "Madem kalktın kahvaltımızı getir kadın". Emir büyük yerden, döküyorum balkon denizliğine bulgurları, üşüşyorlar. Trump'a yardakçı bir de Netanyahu peydah oldu, kanat, kuyruk darbesiyle safdışı bırakıyorlar minyonları. Bir gün yakalayıp pilav üstü yapacağım görecekler günlerini o ikisi 😂

Öğleden sonra bir arkadaş buluşmam var, umarım yağmura yakalanmadan varırım menzile. Şimdilik sizlere iyi hafta sonları dileyerek veda edeyim.Kalın sağlıcakla...


7 yorum:

  1. magnezyum kritik gerçekten, ben de her akşam içiyorum vallahi öğretmenim. siz de uykunuza kavuşursunuz tez zamanda dilerim.
    istanbul'da da hava limoni. bir "hah bahar geldi" diyoruz, bir kışa geri dönüyoruz şeklinde. tam hastalık havası ne yazık ki:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Magnezyum glisinat alıyorsunuz değil mi, çünkü diğer formu aksine uyku kaçırıcı enerji verici özelliği olan tür :)

      Sil
  2. Mevsim geçişleri ve baharın değişken havası insanların ruhsal ve bedensel yapısını da kötü etkiliyor. Oysa baharı nasıl dört gözle bekliyorduk. İzmir ve çevresinde de fırtınayla karışık yağmurlar bir süredir devam ediyor.
    Çöl tozları bazı yerlerde kırmızı, bazı yerlerde turuncu yağmış. Gökkuşağı da yer değiştirip aşağıya mı iniyor?
    Hava muhalefetinden, martıların yerini başka kuşların aldığı söyleniyor.
    Uykusuzluğa, yatmadan önce içilen melisa veya lavanta çayının da iyi geldiği söylenir.
    Yastığınıza ya da yastığınıza birkaç damla lavanta yağı (aktarlarda bulunur.) dökmek de iyi olur.
    Sevgiyle.

    YanıtlaSil
  3. Leylak Dalı vallahi gülerek okudum, kusura bakma... Bahar daha ne kadar gelsin yahu çınar yapraklanmış! Burada gri hava fiks olduğu için, bahar geldi deyişimiz etraf çiçeklendi, kuş sesleri başladı oluyor ve bu durum bazen güneşi doğru dürüst göremeden taaaa Temmuz'a dek sürüyor :))) Yani teessüf ederim, lütfen bahar güneşsiz de gelir...
    Vallahi en güzel mevsim hali bence gri ama serin değil (serin benim anlayışımla 8 derece altı oluyor, soğuk -5 altı) tam yürüyüş yapmalık hava... Açık hava ve egzersiz mışıl mışıl da uyutur diye düşündüm, umarım uykular tez zamanda düzene girer <3

    YanıtlaSil
  4. Bu ara ay parlak, gerçi yağmurdan buluttan biraz zor fırsat buluyor ya, neyse, uykusuzluk ondandır belki de. Sebebi ne olsa fark etmiyor, uykusuz kalmak insanın enerjisini düşürüyor, maalesef. :(

    YanıtlaSil
  5. Etrafta uykusuzluk salgını var,sebebi parlak ay olabilir bence de. Minnakları zorbalayan güçlüleri kes gitsin hocam:)

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar.
    Genç ve orta yaşlarda iken yine uykusuzluğa bir çare bulabiliyorsunuz ama ya yaş ilerleyince, örneğin yetmişi bitirdim; birkaç çeşit de hastalıklarım var ve uyku uyuyamıyorum. Her sabah tansiyonu ölçüyorum 142/96/56 değerlerinde, gerçi öğleye doğru 121/64/70 değerlerine düşüyor. Tamam zaten tansiyon hastasıyım ama sürekli ilaçlarımı hep aynı saatte alır ve tuzsuz beslenmeye dikkat ederim. Geriye iki şey kalıyor, uykusuzluk ve stres.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil