.

.
.

14 Nisan 2016 Perşembe

ÜÇÜ BİRARADA (MEYDAN OKUMA/ÇELINÇ/YA DA HER NE DERSENİZ)

Bir süredir ihmal edilmekte Leylak Hanım, arada bir uğrayıp hatırını sorsam da bazen bir hafta uğramadığım oluyor. Bilgisayar ekranından sitemli sitemli bakmasına dayanamıyor, yazmak için yeni sebepler icat etmeye çalışıyorsam da yok işte olmuyor. O 5-6 yıl evvelin hevesli havası pek çok blog sahibinde yok (ben de dahil). Ama bırakmak da istemiyorum, zira burası benim için bir terapi merkezi gibi, ufkumu açan, kendimi geliştirdiğim bir alan, sayesinde nice güzelim dost kazandığım bir yer, gençlerle gençleştiğim, yaşdaşlarımla dertleştiğim mecra, kıyamıyorum. O yüzden Saçaklı hanımın başlattığı 30 günlük meydan okumayı görünce "ben de varım" dedim. En azından her gün buraya uğramak için zorunlu bir sebep olur, hem de aramızda eğleniriz. Hem de yaş ortalaması biraz yükselsin değil mi, zengin durur :) Aslında bugün 3. gün ama ben Anamur yazıları yüzünden ancak bugün başlayabildim, onun için 3 soruyu ardarda cevaplayacağım klavyemin yettiğince. Bu çelincın ayrıca bir faydası var ki o da bir süredir kuytulara çekilip kayıplara karışmış Fermina kardeşimizin kendini gün yüzüne çıkarmasıdır. Ferminanım huuu, arayı bu kadar açma bir daha :)

Şimdi gelelim ilk soruya:

1- Müzik listenizdeki ilk 10 şarkıyı paylaşın, dinlerken nasıl hissediyorsunuz?

Hımm, zor soru. Zira benim bir müzik listem de, kulaklık takıp herhangi bir mekanda müzik dinleme alışkanlığım da yok. Evdeysem takarım sevdiğim CD'yi bağırtırım ya da netten bir şeyler dinlerim. Ama dur dur, bir vakitler, eski telefonumu ilk aldığımda bir heves liste yapmıştım kendime, aklımda kaldığınca onu paylaşayım. Gülmek yok ama, zira bazı şarkılar milattan önceden kalma. Bakalım neler vardı, karışık yazmak zorundayım zira hafızamı zorluyorum:

-All Hung Up In Your Green Eyes - Sandy Posey: Bu şarkı hakkındaki düşüncemi soracak olursanız yine bir şarkıyla cevap veririm: "Yıllar geçse de üstünden/Bu kalp seni unutur mu?" Öyle severim öyle severim, ardarda defalarca dinlesem bıkmam. 


-Johnny Guitar - Shadows: Johnny Guitar aslında daha ben bile doğmadan çevrilmiş aynı adlı bir western filminin müziği ama öyle şahane bir şeydir ki şu anda bile telefonumun zili Johnny Guitar'la çalar.

-If You Go Away - Shirley Bassey: Herhangi bir söze gerek var mı bilmiyorum. Bizim nesil Shirley Bassey dendi mi bir dakika saygı duruşuna geçer :)

-Rain and Tears - Demis Roussos: Her şarkısına, sesine, grubuna bayılırım ama bu şarkısının yeri ayrıdır. Toprağı bol olsun.

-Albinoni'den G Minor Adagio: Mümkünse sakin, sessiz bir ortamda gözleri kapalı dinleyiniz.

-Concierto Aranjuez Adagio: Ya da bilinen adıyla Rodrigo'nun Gitar Konçertosu. Sevmeyen var mıdır?

-Gün Biter Gülüşün Kalır Bende - Banu: Ahmet Telli'nin güzelim şiiri ancak bu kadar güzel bestelenir ve ancak bu kadar güzel yorumlanabilirdi.

-Yalnız Sen (Sultaniyegah Saz Semaisi) - Göksel Baktagir: Tüm zamanlarımın vazgeçilmezi.


-Mahur Beste - Ahmet Kaya: Her dinleyişimde kalbime hançer saplanır.

-Kütahya'nın Pınarları: Ve bir türküyle bitirelim. Halk Müziği top 10'umun ilk sırasında yer alır. 

Evet en zor soruyu geçtik galiba, gelelim ikinciye:

2- Göbek adınız nedir, sizin için önemini anlatabilir misiniz?

Efendim göbeğimin adı göbek, biz ona aile arasında "göbüş" diyoruz. Zira bu aralar pek tonton bir hal aldı, adıyla yaşasın :) Ne kadar zorlasam da bir tane adım var, bundan da pek memnunum zira iki ismin zorluklarına aile içinde bizzat şahit olduğum için ne göbek, ne gerdan, ne ense başka bir ismimin olmamasına memnunum. Zaten sert ünsüzlerin bolca yer aldığı bir ismim var, sürekli karıştırılır, ilk hecesi farklı söylenir-ki bu benim için kırılma noktasıdır-bir de göbek adım olaydı halim nicolurdu bilemem :)

3- Cüzdanınızda-çantanızda-neler olduğunu bizimle paylaşın:

Cüzdanımda doğal olarak para var öncelikle. Şu aralar sadece kağıt para çünkü pozuk para bölümünün çıtçıtı gevşedi, kapanmıyor. Cüzdanı elime her aldığımda yerlere şakır şakır bozukluk saçmaktan bıkıp usanınca kendilerini minnoş bir bozuk para kesesine taşıdım. Para dışında kredi ve mağaza kartları, toplu taşım kartı, nüfus cüzdanı ve kimlik kartları, oğlumun ve kardeşimin fotoğrafları, oraya buraya tıkıştırıp atmayı unuttuğum fişler, topu topu iki kere kullandığım kütüphane kartım (zira iade süresi gelmeden okuyacağım diye evdeki kitaplara sıra gelmiyordu) ve müze kartım bulunmakta. Bak şimdi yazınca hayret ettim, bunca şey o küçücük cüzdana nasıl sığıyormuş yahu? Çantamda ise doğal olarak cüzdan, mutlaka fotoğraf makinem, cep telefonum, not defteri ve kalem, bazen numaralı, bazen güneş gözlüğüm, bolca ordan burdan toplanmış kolonyalı mendil, kağıt mendil, ruj, minik bir saç fırçası ve ayna, ağrı kesici ve eğer çanta büyükse bir kitap bulunur. 

Eveeet, o zaman yarına görüşmek üzere...

6 yorum:

  1. Müzik listesi süper! Albinoni'yi açayım da dinleyeyim hemen, beni üzüyor biraz ama çok güzel.

    YanıtlaSil
  2. 'Kimler geldi kimler gecti' serisinin ilk yazisindan beri yorum yazayim istiyorum firsat olmadi bir turlu, misafirlerimiz var su aralar, biraz yogun geciyor..

    Ben daha fazla okumak istiyorum senin anilarini, hikayelerini Nurşen ablacim. Cuzdaninizda ne var sorusuna ''Şu aralar sadece kağıt para çünkü pozuk para bölümünün çıtçıtı gevşedi, kapanmıyor.'' seklinde cevap vermen bile ne sicak, ne mizahi, bayiliyorum ifade sekline.
    Her ne kadar hastane gunleri cok can sıkıcı ve yorucu da olsa (uzak dursun zaten), itiraf edeyim hastane anektodlarinda bile gulumseyerek okudugum cok satir oldu :) Gozlerim dolu dolu, hatta aglayarak okuduklarim da ayri. Hepimiz bir seyler yasiyoruz ama boyle guzel, icten ve basarili kagida (ya da bilgisayara:) dokmek herkesin harci degil sanirim.
    Bir hayran mektuplari kosesinin daha sonuna gelirken opucukler gonderiyorum kocaman :))

    YanıtlaSil
  3. Zaten biraz herkes yuvasına dönsün çağrısıydı yaza girmeden. Yaptım! Pişman değilim :P

    YanıtlaSil
  4. Shirley Bassey'i dinleyip de saygı duruşuna geçmeyen varsa zaten Allah bildiği gibi yapsın :) Pek saygıdeğer bir sesti. Allah selamet versin kendisine.

    YanıtlaSil
  5. Liste süper :) Her zamanki gibi yazıda..Özlemişim. Sevgiler :)

    YanıtlaSil