26 Nisan 2011 Salı

PARMAK ÇİKOLATA DEYİP GEÇMEYECEKSİN

Ne hissettirir bir çocuğa özel olduğunu, ne doldurur bir yetişkinin kalbini mutlulukla, ummadığı bir anda gördüğünde?


Küçük bir kızken babam her akşam iş dönüşü siyah çantasının fermuarını açar, içinden renkli yaldız kağıda sarılı bir parmak çikolata çıkarıp uzatırdı bana. Bu ikimizin arasında değişmeyen bir kaideydi. Kış günleri içinde gürül gürül kok kömürü yanan yaldız boyalı Şakir Zümre sobanın başında, yaz akşamları gökyüzü hafif bir pembeliğe bürünürken balkonda beklerdim babamı. İnce uzun silüetiyle köşeyi dönünce sabırsızlığım artardı. Gözüm  elinde sallayarak taşıdığı siyah çantada merdivenlerden çıkmasını beklerdim. Fermuarın zızzzzt sesi vuslat anını yaklaştırır, annemin "yemekten önce yeme" seslenişine aldırmadan kaptığım çikolatanın kağıdını açmaya koyulurdum. Nasıl bir lezzetti o içi pralinli ince uzun çikolata? Çoğu zaman anneme çaktırmadan hemen yutardım. Sonra yaldızlı kağıdını masanın üstüne serer, sağ elimin işaret parmağının tırnağını kullanarak düzleştirir, ertesi gün koleksiyon yapan en iyi arkadaşım Gülcan'a verilmek üzere bir kitabın arasına yerleştirirdim. "Altın biriktirmek"ti  bunun adı. Sabah gözümü açar açmaz Gülcanlara koşardım, eğer kendinde olmayan bir parçaysa getirdiğim Gülcan pek mutlu olurdu. Kendimce hakkaniyetli bir paylaşımdı bu; içi bana, dışı ona. Gülcanlar birsürü kardeşti, babası hangi birine çikolata getirecekti ki? Bense evin tek çocuğuydum, henüz kızkardeş hayalde bile yoktu. Gerçi bizim evde ağabey yerine geçebilecek 9 yaş büyük bir dayı vardı ama çikolata bana özeldi, babamın kızına her akşam sunduğu ayrıcalıklı armağan. Zaten dayım çikolatayı ilgi duydukları arasından çıkaralı çok olmuştu, içinde coşkuyla yüzdüğü ergenlik denizi onu başka hazlara doğru sürüklüyordu. Çok uzun zaman, parmak çikolata piyasadan kalkıp ben de  Radyoevi sanatçısı Muazzez Türüng'ün öğretmenlik yaptığı ve onun öğrencisi olmayı hayal ettiğim evimizin arkasındaki ilkokula gidemeden o mahalleden taşınıncaya kadar sürdü  bana kendimi özel hissettiren bu ritüel. O nedenle geçen hafta çay içmek için girdiğimiz pastanede kasanın yanına dizilmiş parmak çikolataları görünce içim mutlulukla doldu, kalbim kelebeklendi. Yıllar yıllar ötesine Saimekadın'daki eve, babamın incecik ve gencecik bir adam, benimse el kadar bir kız olduğum günlere gidiverdim. Bu sefer kendi parmak çikolatamı kendim aldım; "yemekten önce yeme" diyecek annem de yoktu, çikolataya yüz vermeyen dayım da, dayımla kavgalarımızda "tırnak kadar et" diye hitabettiği oğlunun tarafını tutan anneannem de. Bir tek babam kaldı o günlerden, ben de o çikolatayı babam getirmiş de fermuarlı siyah çantasından çıkarıp vermiş gibi mutlulukla yedim...

23 yorum:

  1. Sevgili Leylak dalı, diyorumya size, siz gerçekten yüreği sevgi dolu bir hanımsınız. Dantel gibi incelikte bir yazı olmuş bu, bende sizinle gittim o günlere. Dedemin kare damak çikolatasını hatırlardım, kendi diyarımda gezintiye çıktım sayenizde. Sevgiyle kucaklıyorum sizi.

    YanıtlaSil
  2. Kalbim kelebeklendi,ne kadar güzel bir söz dizimi.Parmak çikolatalar,çocuklarımın şemsiye çikolataları,leziz ve tatlı anlar yazınızla birlikte aklıma ve yüreğime sımsıcak sevgi dolu anılar bıraktı.Teşekkürler Leylak Dalım,sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  3. Çok hoş, çok huzur verici bir yazı.. Yıllardır görmemiştim o parmak çukulatalalardan.. Çok iyi hatırlıyorum ama... Yine hatırladım bu sayede :) teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. çok güzel bir yazıydı sanki gülcanı tanıyormuşum gibi kalbim cız etti..allahım sevdiklerimizden ayırmasın...

    YanıtlaSil
  5. Canım ne kadar duygusal olmuş bu yazın.
    Bir de şemsiye çikolatalar vardı hatırlarmısın? Bundan 2 sene önce mi ne buldum onları; ısırmak için ciddi diş gücü lazımmış. Ama biz çocukken ne kıymetlilerdi.
    Haa bir de üzerinde arap bacı resmi olan o kocaman Mabel sakızlar. Hala varlar :)
    Tipitiplerimiz kayboldu sanırım ve pamuk şekerlerle elma şekerleri.
    İnsanlık da mı kaybolacak bir gün ??

    YanıtlaSil
  6. E peki o yaldızları tırnağın tersi ile duzelttikten sonra sobanın borusunda ütüleyip alacalı renklere bürünmesinden de zevk almaz mıydın yoksa?
    Ne güzeldir o çokolata..Ne güzeldir eskiye ait ne varsa...

    Gidenlerin ruhuna rahmet, babacığının canına sağlık olsun.

    Sevgıyle,
    Ece

    YanıtlaSil
  7. o parlak kağıtları düzeltip de defterin arasında saklardık özenle:)

    YanıtlaSil
  8. cikolata uzerine bu kadar hos ve anlamli bir yazi ancak sizin elinizden cikardi sanirim :) cok hos bir hikaye.

    YanıtlaSil
  9. Gözlerim doldu. Ne kadar güzel anlatmışsınız.

    YanıtlaSil
  10. o yaldızlı kağıtları düzeltmek ne ince iştir. yavaş olunmalı, yoksa yırtılırdı :)

    YanıtlaSil
  11. Bizim de "dört dört"lerimiz vardı, kardeşimle.
    Hani, bir kutudan sekiz tane çıkan kağıda sarılı küçük dikdörtgen çikolatalar... Onların adı "dört dört"dü, ikimiz dörder tane paylaştığımız için.,
    :))

    YanıtlaSil
  12. afiyet şeker olsun canım
    bu kadar güzel anlatılabilir bu etkileyici anı
    ne güzel yazıyorsun öyle
    o günlere gidip geldim ben de
    babam da bana kırmızı nestle çikolatalardan verirdi her akşam cebinden çıkarıp bir tane ne sevinirdim

    YanıtlaSil
  13. Gözlerim doldu okurken kıyamam sana, bende itinayla düzelttiğimi hatırlıyorum o kağıtları. Babamın ceplerini yoklama işi önce bana sonra kızkardeşe geçimşti.Hiç unutmam soğuk bir kış akşamı kardeşim cebinde bir şey olmadığını fark edince,hiç üşenmeden gidip çeşit çeşit almıştı.Öpüyorum kocaman

    YanıtlaSil
  14. bütün defterlerimin arası, o tırnakla düzeltilmiş çikolata kağıtları ile doluydu...
    Aklma bir de defterin sayfa kenarlarına yaptığımız kenar süsleri geldi. Aman ne özenirdim .
    Babam da her akşam şemsiye çikolata getirirdi bize.
    Leylak Dalıcım benimmm

    YanıtlaSil
  15. ayrısınız hocam, bazen daha da ayrı,

    fotoğraf hatrına kalın sağlıkla.

    YanıtlaSil
  16. Bu güzel yazın benide çocukluğuma götürdü. Çukulatasız çocukluk olur mu? "Altın biriktirme, değiş tokuş,en güzeline kimsede olmayana sahip olma arzusu..." Öyle tasasız günlerdi...

    YanıtlaSil
  17. bugün sadece gülümseyip .. sevgilerimi bırakıyorum

    YanıtlaSil
  18. Parmak çikolataya teşekkür etmeli sana güzel bir yazı yazdırdığı bize de okuttuğu için Leylak'cım, kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
  19. Yazı sen, sen yazısın. Kitap gibisin bitmesini istemediğim. Güzel işte...

    YanıtlaSil
  20. ne güzel bir yazı çok duygulandım ne güzel anlatmışsınız çocukluğumuzda bu anlar bizim için unutulmaz ve çok değerli sevgiler

    YanıtlaSil
  21. Ah ah... Ne çok nazımızı çekti anne babalarımız. Şikayet etmeden ve fadakarca, sevgiyle.

    YanıtlaSil
  22. Sevgili arkadaşlarım,
    Güzel yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Güzel anılarımız hep bizimle olsun...

    YanıtlaSil